ARKADAŞINA GÖNDER
Seçmesi Zor
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

HABERLER

Seçmesi Zor

01.09.2014 Pazartesi
SEÇMESİ ZOR

otohaber Dergisi Haziran sayısında BMW M3 ve M4'ün nabzı tutuldu.

BMW'nin sportifl ik dozu arttırılan modellerine verdiği M logosu, model isminin başına konulduğunda ise daha "sert" bir sportifl iği ifade ediyor. Yeni M3 ve ilk kez üretilen M4, daha önce de olduğu gibi yönetiminde profesyonellik beklemeyen, günlük olarak da kullanılabilecek otomobillerken, arzu uyandırma dozları iyice arttırılmış.
BMW'de M denildiği zaman bir durup düşünmek gerekli. Çünkü BMW mühendis ve tasarımcılarının performans isteyenleri memnun etmek için hünerlerini gösterdikleri otomobillerin model isimleri M ile başlıyor. BMW'nin yeni M modelleriyle tanışmak ve yeteneklerini görmek için Portekiz'deki Algarve Uluslararası Yarış Pisti'nin yolunu tuttum. Acaba direksiyon başında ne gibi sürprizler beni bekliyor?
Bir spor otomobili sadece çok tecrübeliler değil, herkes kullanabilmeli diye düşünen mühendisler yeni M3 Sedan ve M4 Coupe'de bu fikirlerini gerçeğe dönüştürmüşler. Artık M4 model ismine şaşırmıyor olduğunuzu düşünsek de yine küçük bir hatırlatma yapmakta yarar var. Öyle ya, bundan önceki dört nesilde de bu spor otomobilin ismi M3'tü. Artık coupe ve cabrio karoserli otomobiller çift rakamlı olarak adlandırılan BMW ailesinde M3'ü şimdilik sedan karoserli olarak üretiliyor. M4 ise Coupe ve Cabrio olarak üretiliyor.
Tamam, yeni M Serisi kolay kullanılabilen sürüş dinamiklerine sahip ama aklınıza o kadar da "yumuşak başlı" bir otomobil fikri gelmesin. O hala yüksek performanslı bir spor otomobil, o hala bir aygır! Sizin de onu kontrol edebilmeniz için biraz elinizin yatkın olmasını gerektiriyor. Elektronik yardımcılar, otomobilin ne kadar hızlı ivmelenebileceği, ESP sisteminin hangi dozda ne zaman gireceğini o kadar iyi bir şekilde ayarlıyor ki, M modundayken yarış pistinde geçtiğiniz virajlarda kendinizi bir drift uzmanı gibi hissedebilirsiniz. Otomobilin arkasının bir yere kadar kaymasına müsaade eden sistem, kontrolden çıkıldığını hesaplayınca daha sert müdahale ile aracı izine döndürmeniz için fırsat tanıyor.
Elektronik konrollü, çok plakalı, limitli kaydırmalı arka diferansiyel viraj dönüşlerinde görevini başarıyla yerine getirerek otomobilin arka tekerlekleri üstünde olduğu yerde dönmesini önlüyor. Otomobil yola o kadar iyi tutunmaya çalışıyor ki, sert virajları geçerken ulaştığınız hıza şaşırıyorsunuz. Ardı ardına geçilen virajlarda, ani direksiyon tepkilerinde bile otomobil sizin çizginize uymak için çabalıyor. Karoserin rijitliği, direksiyon ve süspansiyon sistemleri çok iyi dengelenmiş. Elektromekanik direksiyon sisteminin verdiği tepkiler ve sunduğu geri bildirim çok iyi. Bir süre sonra kendinize olan güveniniz artınca artık ESP düğmesine uzun süre basıp tamamen devre dışı bırakabilirsiniz. Şimdi arka tekerleklere ne kadar güç bindiğini daha net anlayabilirsiniz.
Bizim ve BMW mühendislerinin kolay kontrol edilebilir M benzetmemiz önceki nesil E92 kodlu M3'e göreydi. Selef modelden bahsetmişken, belki de bizim de ilk aklımıza gelen soru sizin de aklınızı meşgul ediyordur: E92 Coupe'nin hırçın, atmosferik, V8'inin keyfini yeni, sıralı 6 silindirli motor sunabilecek mi? Çift turbo, sıralı bir şekilde 6 silindire 3'erli iki gruba entegre edilmiş. Aynı anda devreye giren iki küçük turbo sayesinde alt devirlerden itibaren üretilen 550 Nm'lik tork geniş devir aralığına (1850-5500 d/d) yayılmış. Canlı, devirlenmeye istekli motordan bir V8'in sesi çıkmasa da üst devirlerdeki sesi yine de heyecan verici. Hoparlörlerden kabine yansıtılan motor sesinin amacı ise sürücünün daha iyi geri bildirim almasının sağlanması. Ama bu, işe yapaylık katıyor. Opsiyonel olarak sunulan, M DCT isimli çift kavramalı 7 ileri vitesli otomatik şanzıman oldukça hızlı. Ancak zaman zaman vites geçişlerinde kararsız kaldığı da oluyor. Bu gibi durumlar için direksiyon arkasında yer alan, sizin hızınıza ve isteklerinize uymada gecikmeyen vites değişim kulakçıkları yardıma koşuyor.
SONUÇ: BMW, spor otomobil kullanımının özel bir yeteneğe gerek duyulmadığını, aşırı sinirli sürüş karakterine sahip olmayan yeni M3 ve M4'le gösteriyor. Sedan karoserli bir spor otomobil isteyenler ve spor otomobillerin günlük kullanım fikrine inananlar için M3 bir rüyanın gerçekleşmesi gibi. Coupe spor otomobiller içerisinde iddialı bir yer edinmesi muhtemel olan M4 ise, sportifl iği tasarımıyla da yaşatan etkileyici bir spor otomobil.
Yazı:Koray Kodal Faro/Portekiz

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan OTOHABER veya otohaber.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.