otohaber_logo
Haberler
Kimler geldi kimler geçti
Bir otomobil müzesine veya klasik otomobil yarışlarını seyretmeye gittiğinizde markasını bilemediğimiz araçlar vardır. İşte o markaların çoğu...
Kimler geldi kimler geçti
Öncelikle merak ettiğimiz şey şu, bu markalar neden yok oldu? Öncelikle ekonomik krizler, Birinci Dünya Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı, üreticilerin planlarını alt üst eden sebeplerin önde gelenleriydi. Ardından grupların büyümesi, zarar eden markaların yok olmasına neden oldu. Son olarak ise fiyat kalite oranının yetersizliği sonucu zarar eden markalarda kapandı. Önce otomobil tarihine bir göz atalım. Sanayi devriminden sonra yavaşça yaygınlaşmaya başlayan buharlı taşıtları, elektrikli otomobiller izledi. Ancak elektrikli otomobiller, buharlı araçlar gibi kullanımı zor ve sorunluydu. Nikolaus Otto'nun geliştirdiği içten yanmalı benzinli motor ve ardından 1886'da Karl Benz'in patentini aldığı ilk otomobil ise motorlu taşıtlar için bir başlangıç oldu. Otomobil endüstrisi büyümeye başlarken eli çekiç tutan ustaların ve mühendislerin çoğu bu taşıtlardan imal ediyordu. Ancak tamamı el işçiliğiyle ve atölyelerde üretilen o dönemin otomobillerinde belli standartlar olmadığı için yedek parça sorunu arttırdı ve hurda araçların sayısı da yükselmeye başladı. Ancak Henry Ford'un kurduğu bant sistemi ve tek tip otomobil üretme fikri sektör için bir devrimdi.

Ardından otomobil üretiminde standartlar belirlenip fabrikalar yaygınlaşmaya başladı. Ancak 1. Dünya Savaşı çıkınca atölyelerin çoğu kapandı. Savaş sonrası yeniden toparlanan otomobil sektöründe atölyeler yerlerini üretim tesislerine bırakırken markalar satış ve servis hizmeti vermeye başladı. 1920'lerde çok sayıda marka, gereken standartları yakalayamadığı için sadece birkaç yıl daha ayakta kalabildiler.

Benzer bir durum 2. Dünya Savaşı'nda da yaşandı. 2. Dünya Savaşı'nda bu sefer Bugatti ve Maybach da dahil, lüks ve gösterişli otomobil markalarının üretimleri sona erdi. Savaş sonrası GM, Ford veya Studebaker gibi gruplar büyümeye başladılar. Ancak bir grubun büyümesi demek küçülen markayı satın alıp kapatması anlamına da geliyor. Mesela GM (General Motors), kurulmasından bugüne kadar 30'a yakın markayı kapattı. Benzer durum Mercury'i kapatan Ford Motor Company içinde geçerliydi.

Chrysler ise hem AMC'nin markalarını, hem de Peugeot ile yaptığı ortaklıktaki markaları tarihe gömdü. Aslında Chrysler Grubu, otomobil tarihin en çok ortaklık yapan markalarından biriydi. Plymouth, Desoto, Fargo, Hudson ile kapanan marka sayısı 20'yi geçiyordu. Chrysler'in sadece Daimler ile birleşmesinde hiçbir marka kapanmamıştı. Zaten Daimler Grubu bu konuda taktiri hak ediyor. Çünkü kurulduğu tarihten itibaren Unimog, AMG ve Setra da dahil, Daimler, satın aldığı markaların isimlerini öldürmedi. Aslında Almanlarda çok fazla kapanan otomobil markası yoktu. Tabii, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Büssing, Henschel ve Borgward gibi sanayi kuruluşlarının ürettiği kamyonların çoğunun ortadan kalktığını dikkate almazsak. Japonlar, 1960'lerden itibaren hızla büyüdüler. Daihatsu'nun Avrupa pazarından çıkması, Isuzu ve Hino'nun otomobil üretimini bırakıp ticari araçla yoluna devam ettiğini düşünürsek Japonlar'da da kayıp pek yok.

Sektörün son fenomeni diyebileceğimi Çin markalarının geleceği henüz muamma. Çünkü neredeyse her şehirde ve kasabada bir üreticiyle karşılaşılabiliyor. Tabii birçoğu ortadan kalkacak ama hangileri olduğunu zaman gösterecek.

Gelecekte içten yanmalı motorlar yerlerini elektriklilere bırakacak. Bu geçişi yapanmayanlar da tarih sahnesine veda edecek.



Otohaber Dergisi'nin Ağustos sayısından alınmıştır...

Diğer Haberler

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.