ARKADAŞINA GÖNDER
Bir Zamanlar Dizel Motor Vardı
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

HABERLER

Bir Zamanlar Dizel Motor Vardı

06.09.2016 Salı
BİR ZAMANLAR DİZEL MOTOR VARDI
Başlıktaki cümle elbette bugüne ait değil; bu benim öngörülerimden biri. Elbette üç beş yıl sonra değil ama 20 yıla kalmadan binek otomobillerde dizel motor tarih olacak diye düşünüyorum. Ticari araçları da aynı son bekliyor. 10 Ağustos 1893'te Rudolf Diesel çalışan ilk dizel motor prototipini yaptığında otomotivden denizciliğe birçok sektörü derinden etkileyeceğini ve birkaç yıl içinde milyoner olacağını biliyor muydu acaba?

O dönemde en önemli güç kaynağı olan buharlı makinelerden daha iyisini yapmak için birçok mühendis kafa patlatmış, buluşlar ortaya koymuş ama Rudolf Diesel'in başarısına yaklaşamamıştı. 1896'ya kadar "dizel motoru" geliştiren Diesel, teorik olarak yüzde 75 verimle çalışan bir motora imza atmıştı. Buharlı makinelerin verimiyse yüzde 10 düzeyindeydi. Teorik olarak hesaplanan verimliliğe gerçek hayatta ulaşılamasa da dizel motorlar önce buharlı makinelerin tarih sahnesinden silinmesine yardımcı oldu. Fabrikalar ve madenlerden sonra gemiler, trenler ve tabii ki ağır ticari taşıtlar dizel motorla tanıştı. Motor verimliliği açısından dizel, başlangıçtan itibaren benzinlilerden daha iyiydi. Basitçe söylemek gerekirse daha az yakıtla daha çok iş yapıyordu. Günümüzde de durum farklı değil.

1936'da Mercedes dizel motorlu ilk seri üretim otomobil olan 260 D'yi tanıttı. Ticari araçlarda, tarım araçlarında, inşaat araçlarında hızla yaygınlaşan dizel motorlar, binek otomobiller için beklemek zorundaydı. Gelişen teknoloji, turbo besleme, motorinin daha uygun fiyatlı olması ve dizel motorların daha az tüketmesi gibi sebepler dizel motorun özellikle 1990'lı yıllardan itibaren Avrupa'da hızla yayılmasını sağladı. Fiat Grubu tarafından geliştirilen ve 1996 yılında Alfa Romeo 156'da tanıtılan common-rail teknolojisi, dizel motorların daha fazla kabul görmesinde etkili oldu. Avrupa'da birçok ülkede otomobil pazarının yarısını hatta biraz daha fazlasını alan dizel otomobillerin Türkiye'de ciddi anlamda yaygınlaşması 2000'li yıllarda gerçekleşti. Artık Türkiye otomobil pazarının yarısını dizel motorlular alıyor.

Peki, madem dizel motor bu kadar yaygın, nasıl ortadan kalkacak? Yanıt basit: Emisyon yüzünden. Gittikçe katılaşan Euro egzoz normları dizeli köşeye sıkıştırmaya başladı. Karbondioksit emisyonu açısından benzinli motorlardan avantajlı durumda olan dizeller, azot oksit ve partikül emisyonlarında sıkıntılı durumda. Her yeni gelen Euro normu otomobil üreticilerini kara kara düşündürüyor. Partikül filtreleri, çok yüksek basınçlı enjeksiyon sistemleri, üre kullanan emisyon düşürme teknolojileri maliyetleri yükseltiyor. Üstelik bir sonraki emisyon normlarını karşılamak için çoğu marka hala hazır değil. Buna karşılık benzinli motorlar turbo ve direkt yakıt enjeksiyonu ikilisiyle iyi bir gelişim yakaladı. Tamam, benzinli motorların da bir sonraki emisyon normunda partikül emisyonları dikkate alınacak, karbondioksit sınırı daha da aşağı çekilecek ama hala gelişim potansiyeli yüksek.

Tüm bu gelişmelere hibrit ve menzil artırıcıya sahip elektrikli güç ünitelerini eklerseniz dizele olan ihtiyacın git gide azalacağını, önce otomobillere sonra da diğer araçlara veda edeceğini söyleyebilirim. VW'nin gelecek nesil Polo'da dizel motora yer vermeyeceğine dair haberler, bu öngörümle ilgili iyi bir ipucu olabilir, değil mi?

Halit Bolkan

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan OTOHABER veya otohaber.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.