ARKADAŞINA GÖNDER
Kaplumbağa Logolu Kelebek
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

NOSTALJİ

Kaplumbağa Logolu Kelebek

27.06.2013 Perşembe
KAPLUMBAĞA LOGOLU KELEBEK

İtalyan tasarım şirketleri tarafından geliştirildikten sonra motor ve yürüten aksamını Amerika’da alan bu İngiliz markasının geliştirilme süresinin çok uzun olması nedeniyle logosunda kaplumbağa kullanılırken kelebek kadar da kısa süren bir üretim öyküsü vardı.

Sade tasarımı ve mütevazi duruşuyla bu i yani Gordon-Keenle'ı yolda gördüğünüzde belki dikkatinizi hiç çekmeyecek. Hatta onu sıradan bir İtalyan otomobili bile sanabilirsiniz. Yanın yaklaştığınızda ve baktığınızda Keeble yazısıyla bir dönemin traktör ve kamyon üreticisi olan Alman Kaeble markasının bir modeli mi diye düşünebilirsiniz. Oysa bu tek başına ayakta durmaya çalışan Gordon-Keeble'ın ilk ve son modeli olan bu araçta Corvette'ten alınan V8 görev yaparken, Bertone imzalı karoserinde kısmen alüminyum parçalar kullanılmıştı. Aslında özel bir otomobildi ve sadece pazarlama ile finansal sıkıntılar yüzünden iflas etti. İşte Gordon-Keeble'ın öyküsünde: John Gordon ile Jim Keeble, performanslı ve konforlu bir otomobil yapmak için ortaklık kurarak 1959'da çalışmalarına başladılar. Aracın karoseri Bertone tarafından tasarlanırken şasisinin geliştirilmesinde Giugiaro'nun katkısı vardı. Kafes tipi karoserde ana bağlantı noktaları çelik, bazı parçalar alüminyum ve fiberden üretildi. Konsepti tamamlanan ilk Gordon-Keeble, Mart 1960'da düzenlenen Cenevre Otomobil Fuarı'nda tanıtıldı. 4.6 metre uzunluğundaki bu aracın konseptinde çeşitli belirsizlikler vardı. İlk olarak aracın üretimi için Chevrolet ile görüşen teknik ekip, birlikte Detroit'te uzun yol testleri yaparak bu modelde Corvette'in 300 HP gücündeki 5.4 lt'lik V8 motoru ve 4 ileri manuel şanzımanının kullanılmasına karar verdiler. Ardından konsept üzerinde yapılan çalışmalar sonucu bu modelde bağımsız ön süspansiyonlar, diskli frenler görev yapıyordu. Konseptte sürekli iyileştirmelerin yapılması sonucu aracın üretilmesi gecikiyordu. Bu gecikmeler şirket yöneticilerinin hoşuna gitmediği için aracın logosunun bir kaplumbağa olmasına karar verildiler. Sonunda Gordon-Keeble, 1963 yılında üretilmeye başlandı. Büyük yuvarlak farlarıyla dönemin Lancia Flamina modelini andırsa da aslında Rolls-Royce ve Aston Martin'e rakip olması planlanıyordu ama ortaya daha mütevazi bir model çıkmıştı. Aracın iç mekanında döneminin ilerisinde sayılabilecek kaliteli sert plastik kullanılırken uçak kokpitini andıran bol düğmeli ön paneli ve kadife kaplı koltuklarıyla zenginleştiriyordu. Bu özellikleriyle araç üretime başladı ama Bay Gordon ve Keeble'da yeterli sermaye de kalmamıştı. Diğer tarafta Markanın müşteri profilinin yüksek olması da işlerini zorlaştırıyordu. Ekonomik sorunlar ve aracın yeteri kadar tanınmaması nedeniyle 1965 yılında şirket el değiştirdi ve Harold Smith ile Geoffrey West tarafından satın alındı. Ardından marka adı da Keeble Cars LTD olarak değişti. Bu değişime rağmen finansal sıkıntılar devam ettiği için bu modelin üretimi 1967'de sona erdi. Ertesi yıl yeniden yeni fabrikada başlayan üretim serüveninde ise yok denecek kadar az araç üretildi ve şirket bu sefer 1971'de üretimini tamamen bitirdi. Toplamda ise sadece 100 adet üretilen Gordon-Keeble'ın 90 tanesinin hala yollarda olduğu belirtilirken başta anavatanı olan İngiltere olmak üzere Amerika'da da koleksiyoncuların garajlarında yerlerini aldılar.
Yazı: Baturhan Boyacılar

Alüminyum ve fiber takviyeli karoseriyle 1400 kg boş ağırlığı vardı. 0-100 km/s hızlanması 6.2 saniye idi.

Otomobilin uzun süren konsept gelişiminde iç mekan en sorunsuz bölge olurken direksiyon, göstergeler ve bol düğmeleriyle sportif bir görünüm sunuyordu.

Gordon-Keeble, uzun motor kaputunun altında bulunan Corvette'in V8'i sayesinde 236 km/s'ye çıkıyordu.

Çamurluklardaki ızgaralar be Bertone logosu dikkat çekiyordu. Büyük bagajın kullanımı pratikti.

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan OTOHABER veya otohaber.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN