ARKADAŞINA GÖNDER
Karanlıktan Aydınlığa
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

NOSTALJİ

Karanlıktan Aydınlığa

22.11.2013 Cuma
KARANLIKTAN AYDINLIĞA

Otomobilin doğmasının ardından önce gaz lambası sonra elektrikli aydınlatma kullanıldı. Otomobilin elektrikle aydınlatılma ihtiyacını karşılaması için üreticiler şarj sistemi geliştirdiler ve bu sayede otomobillerin geleceği ve yolu da aydınlandı.

İlk li ler, 150 hatta 200 yıl önce yavaşça yollara çıkmaya başlıyorlardı. Hatta içten yanmalı motorlu araç daha ortada yokken elektrikli otomobil denemeleri yapılıyordu. 1898'de ilk elektrik ampullü aydınlatmaya sahip araç ise Columbia marka bir elektrikli otomobildi. Elektrikli otomobillerde aydınlatma da kolaydı. Ancak şarj istasyonlarının yetersizliği ve batarya teknolojisinin gelişememesi o dönemlerde elektrikli otomobillerin yerini içten yanmalı motora sahip araçlara bırakıyordu. İçten yanmalı motora sahip araçlarda ise elektrikli aydınlatma sorun olduğu için gazlı lamba kullanılıyordu. Uzun süre kullanılan gaz lambaları 1908 yılında yerini elektrik ampullerine bıraktı. Ancak elektrik ampullerinin sürekli elektrik ihtiyacının karşılanması gerekiyordu ve bunun içinde dinamo geliştirildi ve otomobillerde kullanılmaya başlandı.

1910'lardan itibaren elektrikli ampul yani farlı otomobillere talep artıyordu ve 1912 yılında Cadillac, ilk marş motoruyla birlikte elektrikli aydınlatma sistemine sahip otomobiller üretmeye başladı. Ardından elektrikli farların odaklanma sorunlarını çözmek için 1917'de yeni tablalar geliştiren üreticiler, birkaç yıl sonra da uzun ve kısa huzmeli farlar kullanmaya başladılar. 1924'te Osram şirketi uzun ve kısa huzmeli farları tek farla birleştirerek Bilux adlı yeni bir teknoloji sundu. Otomobillerde 1915'ten itibaren stop lambaları kullanılmaya başlarken 1934'te Nash markası, ışığın karşı taraftan gelen araçların gözlerini almaması için far camını yeni bir tasarımla sundu. Ardından 1935'te Tatra, viraj aydınlatmalı yani adaptif farlı T77 modelini üretmeye başladı. Aracın önünde ve ortada bulunan far, direksiyona bağlı olarak tekerlekle birlikte otomobilin dönüş yolunu aydınlatıyordu.

Üreticiler 1945'ten itibaren asimetrik ışık desenli farları üretmeye başladı. Bu sayede sağ taraf, sola göre daha fazla ışık yayarak karşıdan gelen araçların rahatsız olmasını da engelliyordu. Ardından 1950'lerin sonlarına doğru Avrupa'da yeni bir komisyon, otomobil aydınlatmasıyla ilgili yeni standartları belirlemek için çalışmalara başladı. Buna paralel olarak 1961'de yuvarlak far çerçevelerinin yerini köşeliler alırken ampule göre daha fazla ışık yayan ve düzenli renkler sunan ilk halojen ampullü farlar yani H1, 1962 yılında üretilmeye başlandı.

Amerikalı psikolog John Voevodsky, otomobillerde üçüncü stop lambasının arkadan gelen sürücülerin daha çok dikkatini çektiği tezini ortaya koydu. Üçüncü stop lambası 1974'ten itibaren kullanılmaya başlandı. 1980'lerde halojen farlarda yeni geliştirmeler yapılırken xenon da gün ışığına çıkıyordu. Xenon far ilk defa 1991'de BMW 7 serisinde kullanılmaya başlanırken aynı yıl H7 ampuller de tanıtıldı. Yine BMW'nin 3 Serisi Cabrio modelinde LED'li üçüncü stop lambası görev yapıyordu.

Halojen far leri geliştirilmeye devam ederken 2001'de çift xenon ilk defa Saab 9.5'de kullanılmaya başlandı. Avrupa'da ürün gelişiminde belirli standartları belirleyen ve projelere destek veren bir kurum olan Eureka tarafından 2002'de geliştirilen projeler kapsamında farlarda da yeni teknoloji çalışmaları hız kazandı. Bu projeler kapsamında Hella ve Bosch gibi markaların da desteğiyle dinamik viraj aydınlatması ve LED'li aydınlatma teknolojisinin de gelişmesi hızlandı. Özellikle LED, yani ışık yayan küçük diyotlardan oluşan far sistemleri ilk olarak 2003'te Audi A8'de ve Lexus LS'te kullanılırken adaktif viraj aydınlatması ise Opel Signum ve Vectra'da kullanılmaya başlandı.

2006'da Mercedes-Benz E Serisi'nde değişken elektro motorlu viraj adaptif farlar görev yaparken ertesi yıl tamamen LED aydınlatmalı Audi R8 ve cıvasız ampullü çiftli xenonlu Toyota Auris ve Audi A5 yollardaydı. 2011'den itibaren gündüz farı kullanımı standart hale geldi. 2010'da LED'li adaptif farlar ilk kez Mercedes-Benz CLS Serisi'nde kullanılmaya başlanırken günümüzde de Xenon farlar ilgili yenilikler devam ediyor. LED Matrix aydınlatma sistemi ise son yıllın en teknolojik aydınlatma sistemi olacak.

Yazı: Baturhan Boyacılar


Çizgi filmler de dahil, otomobilin her zaman gözü olan farlar, aracın tasarımında ve gelişiminde ilham kaynağıydı.


Bir dönemin modası olan kapaklı farlar, aerodinamik tasarıma ve far teknolojisine yenik düşerek günümüzün retro modası haline geldi.


Stoplar önce tek ampülle, derken sinyal ve geri vites lambası eklenerek evrim geçirdi.


İlk adaptif farı Çek üretici Tatra, önce T77'de ardından T87 modellerinde kullandı.


Far öyküsünün ilk yıllarında sürekli arıza yapan, odaklanma sorunu olan bir parçaydı.


Adaptif farlar sayesinde aracın dönüşlerindeki kör noktalar ortadan kalkarken sürücü, araç ve hatta yaya güvenliğinden taviz vermiyor.


LED'li aydınlatma sistemleri, harcadıkları elektrik miktarı ve özellikleriyle kullanım alanlarını genişletiyor.

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan OTOHABER veya otohaber.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.