ARKADAŞINA GÖNDER
Nostalji Test Opel Vectra GTS OPC
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

NOSTALJİ

Nostalji Test Opel Vectra GTS OPC

17.11.2016 Perşembe
NOSTALJİ TEST OPEL VECTRA GTS OPC

Modifiye edilmiş otomobilleri andıran egzoz homurtuları, sportif ayrıntılarla kaplı karoser ve 255 HP’lik güçle gelen ateşli karakter! OPC’nin sihirli değneği Vectra GTS’yi büyük beden bir performans makinesine dönüştürüyor.

Ülkemizde modifiye alanında son zamanlarda büyük gelişmeler yaşandı. Artık neredeyse her model için performansı ya da görsel albeniyi arttırmaya yönelik geliştirilen modifiye ürünlerine ulaşılabiliyor. Sanayi siteleri adeta modifiyeli otomobillerle dolu. Hummalı bir çalışma, fiber işçiliğiyle şekillenen tamponlar, değiştirilen egzozlar, dikkat çekici renklere boyanan karoserler, daha fazla güç için üzerinde değişiklik yapılan motorlar... Tüm bunlar daha fazla dikkat çekmek ya da daha hızlı gidebilmek için. Ancak bu amaçlara ulaşmanın yolu sadece sanayi sitelerindeki küçük atölyelerden geçmiyor. İlgi çekmenin ve performansa ulaşmanın zahmetsiz bir yolu daha var: Doğuştan modifiyeli gerçek bir cadde otomobiline sahip olmak. Opel Vectra GTS OPC gibi. Merkezi Rüsselsheim'da bulunan Opel Performance Center (Opel performans merkezi) tarafından geliştirilen bu en hızlı Vectra, OPC familyasının en güçlü ve en büyük üyesi konumunda bulunuyor. 2.8 litrelik turbo beslemeli bir V6 motora sahip Vectra GTS OPC, 255 HP ve 280 HP'lik iki farklı güç seçeneğiyle üretiliyor. Biz her ne kadar otomobilin 255 HP'lik versiyonunu test etmiş olsak da, Vectra GTC OPC artık ülkemizde sadece 280 HP'lik versiyonuyla sipariş edilebiliyor. Bu en sinirli Vectra'ya sahip olmanın bedeliyse 127.485 YTL.

Hatırlarsanız OPC formülünü ilk olarak Meriva ve Astra GTC'de test etme imkanı yakalamıştık. Performanslarıyla sıradan versiyonlarından ayrılan bu otomobillerin görünümleri de oldukça sportifti. Aynı şeyi Vectra OPC için de söylemek mümkün. Hatta daha önce test ettiğimiz hiçbir OPC'nin Vectra kadar dikkat çekemediği bile söylenebilir. Bunda otomobilin OPC mavisi renginin büyük bir payı olduğunu inkar edemeyiz. Ancak sportif tamponların, marşpiye ve spoylerin, 18 inçlik jantların, çiftli egzoz çıkışının ve alçaltılan gövdenin de birer çekicilik faktörü olduğu yadsınamaz. Eğer bir Vectra OPC'ye sahipseniz, öndeki aracın dikiz aynasında size kilitlenmiş bir çift gözle ya da manzarayı detaylıca incelemek için etrafınızda dört dönen başka bir sürücüyle karşılaşmanız mümkün. Bu durum büyük olasılıkla sizden değil, Vectra OPC'nin çekiciliğinden kaynaklanıyordur! Bunun yanında otomobilin böylesine ilgi görmesinin tek sebebi tabii ki sadece sportif görünümü değil. Egzozlardan yayılan boğuk homurtular da bakışların Vectra OPC'ye dönmesini sağlayan bir başka etken.

Egzoz seslerinden onun ne kadar güçlü olduğunu anlamak pek zor değil. Ne de olsa motor kaputunun altında turbo ile beslenen 2.8 litrelik bir V6 yatıyor. Vectra OPC formülünün baş kahramanı niteliğindeki bu ünite, 5500 d/d'de 255 HP güç üreterek 355 Nm maksimum torka ulaşıyor. Bu değerlerin önden çekişli bir otomobili bol patinajla hızlandıracağı kesin. Vectra GTS OPC'de de aynen böyle oluyor. Ayrıca otomobilin gaz pedalı o kadar hassas ki bazen altınızdakinin sizi üzerinden atmak isteyen vahşi bir at olduğu hissine kapılabiliyorsunuz. Vectra OPC, 1490 kg'lik ağırlığına rağmen etkileyici bir performans sergiliyor. Hızlı biten devirler elinizin 6 ileri manuel şanzımanın vites kolunu daha fazla ziyaret etmesine sebep oluyor. ESP kapalı yaptığımız ölçümlerde 0-100 km/s hızlanmasını 6.79 sn'de tamamlayan otomobil, böylece fabrika verisi hızlanma değerini zorlanmadan yakalayabildi. Şaşırtıcı olansa, bunu diş derinliği azalmış ön lastiklerle yapmış olması. Ön lastikleri patinaj çekerek, diğer bir deyişle adeta asfaltı kazıyarak (!) hızlanan otomobilin kısa esneklik sürelerine imza atması ve yüksek hızlara zorlanmadan ulaşabilmesi de, güçlü ciğerlere sahip olduğunun birer kanıtı gibi. Ancak alt devirlerde motorun nefesinin kesildiği de bir gerçek. Vectra OPC, en etkili ivmelenmeyi 2000 d/d'den sonra, boğuk egzoz homurtusunu alt devirlerde bıraktıktan sonra gerçekleştiriyor. Otomobilin frenleri de halk arasındaki tabiriyle kabak lastiklere rağmen çok başarılı. Elde ettiğimiz 37.6 metrelik fren mesafesi, Vectra OPC'nin hızlanabildiği gibi durmasını da bildiğini ortaya koyuyor.

Standart versiyonunda da gayet iyi bir yol tutuş karakterine sahip olan Vectra, OPC logoları altında bu becerisini bir üst kademeye taşımış. IDS Plus2 süspansiyon sistemi ve Advanced Skyhook süspansiyon kontrolüne sahip olan otomobilin amortisör sertliği ön konsoldaki bir düğme ile ayarlanabiliyor. Vectra GTS OPC'nin dengeli gazla dönülen virajlarda çok iyi yol tutuş özellikleri sergilediği söylenebilir. Ancak tabii ki onun da stabilitesini kaybettiği anlar olmuyor değil. Mesela gaza fazla bastığınızda ön bölümün viraj dışına doğru yöneldiğini ya da viraj içerisinde fren yaptığınızda dev arka bölümün yanınıza gelmek için çaba sarf ettiğini fark edebiliyorsunuz. Ancak bu istek bir miktar kaymaya izin vererek sürüş zevkini öldürmemeye çalışan ESP Plus'ın yardımıyla rahatlıkla engelleniyor.

Görünüm, performans ve sürüş özellikleriyle bizi heyecanlandırmayı başaran Vectra GTS OPC'nin gereken sportif etkiyi yaratamayan iç mekanıysa biraz hayal kırıklığı yaşatıyor. Her ne kadar OPC logolu kapı eşikleri, Recaro marka spor koltuklar ve OPC logolu gösterge paneli, heyecanı körükleyici uygulamalar olsa da bizce direksiyon, vites topuzu ve pedallar biraz daha sportif olmalıydı. Kabin genişliği, malzeme kalitesi, büyük bagaj gibi orta sınıf beklentilerini karşılamakta zorlanmayan Vectra GTS OPC konfor konusundaysa pek parlak değil. Rüzgar sesi ve sert süspansiyonlar›n sebep olduğu sarsıntın›n düzeyi oldukça yüksek. Ayrıca 2000 d/d seviyelerinde çıkan boğuk egzoz homurtusu da uzun yolculuklarda baş ağrısına sebep olabiliyor. Motor devrini 3000 d/d ve üzerinde tutarak boğuk egzoz sesinin önüne geçmek mümkün, ancak bu da zaten obur bir karaktere sahip motorun tüketimini artırmak anlamına geliyor.