ARKADAŞINA GÖNDER
Sensörsüz Park Tatsız Yemek
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

PİYASA

Sensörsüz Park Tatsız Yemek

08.07.2014 Salı
SENSÖRSÜZ PARK TATSIZ YEMEK

Volkan Demirkuşak yazdı.

Teknolojiye o kadar alıştık ki, çok değil birkaç yıl önceki rutin alışkanlıklarımızı bile unutuyoruz. Tek aynası olmayan otomobilleri hatırlayan kişi sayısı gün geçtikçe azalıyor. Ya da İstanbul'da Bostancı-Taksim hattında uçarak seyahat eden (ki bu ayrı bir yazı konusu) sarı dolmuşların ataları Desoto, Playmouth, Dodge, Chevrolet, Buick'leri özleyenler de... Klimasız gidilen uzun yolculukları unuttuk. Hatta yaşı 18'e gelenler için bu kelimelerin anlamı bile yok. "Klimasız otomobil mi?" Bu soruyu soran çocuğa "camı biraz arala içerisi püfür püfür eser" desen, herhalde sizin zekanızın yaşla doğru orantılı olarak gelişmediğini düşünür. Halbuki "biz sigara içilen otobüs ve uçak yolculukları görmüştük." diyemezsiniz. En güzeli anlayamazsın deyip geçin.

Peki, teknolojiye bu kadar hızlı alışıyor olmak bazı becerilerimizin törpülenmesine neden olmuyor mu? Mesela önde 10 arkada 10 cm mesafeyle paralel park eden karizmatik sürücüler artık "dıt dıt dıt dııtttt" sesi olmadan niye park edemiyor? Sesi geçtim kamerasız parkta bile zorlanır olduk. Bilek ve göz uyumuyla parkına devam edenlere selam olsun. Kendi gaza basıp kendi fren yapan adaptive cruise control'lü araç sahiplerinin "aman aracım ne de olsa freni kendi yapıyor" diyerek yoldaki mesaiyi cep telefonuna harcamasına ne demeli?

Bu yazıyı okuduktan sonra trafikte çevrenize bakın, telefonla konuşan, mesajlaşan 10 sürücüyü görmeniz, 10 dakikanızı almayacaktır. Alıştık bir kere teknolojiye. Sanki head-up display yokken gösterge tablosuna bakmıyorduk, yol bilgisayarını karıştırmıyorduk? Neyse hepsinin yeri ayrı bir güzel ama siz de benim gibi park sensörü hastalığına tutulmuşsanız, sensörsüz bir araçla olan deneyiminizde bu yazıyı hatırlayın.

Trafikte Çevrilme Korkusuna Son

Son dönemde özellikle twitter üzerinden takip ettiğim ve bir hayli güldüğüm bir hesap var. İstanbul'daki trafik çevirmelerini birbirlerine haber veren ve 27.000'i aşkın takipçisi olan hesapta, hangi bölgede trafik çevirmesi var görebiliyorsunuz. Tabii ki bu hesabı emniyetin de bildiğini düşünerek olabilecek zekice eylemleri de takibe aldım. @radaristanbul hesabında trafik çevirmelerine verilen isimler çok ilginç, her gördüğümde gülüyorum.

İşte onlardan birkaçı

-Kurt kapanı, büyük pazar, federaller keklik avında, çalgı çengi, kurtlar vadisi, piliç çevirme, aramalı koklamalı çevirme, ramazan etkinliği, bağlamalı çevirme, pusu.

Yani elle birbirine radar uyarısı yapan, selektörleri km'lerce sürdüren bir toplumdan bu dayanışmayı görmek hiç şaşırtıcı değil.

Polisler de Radara Giriyor

Biraz yardımlaşma platformu biraz da cezadan kaçma korkusu bu tip sayfaların açılmasına neden oluyor. Fakat hesapta sadece uyarılar yok, trafik polislerinin ihlalleri, hatalı kullanımlar, emniyet şeritleri de paylaşılıyor. Bakalım bu tavşan tazı kovalamasında gelişmeler ne olacak?

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan OTOHABER veya otohaber.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.