SÖYLEŞİLER

Söyleşi: Tepki İçin Kendimi mi Yakayım ?

14.12.2011 Çarşamba
TEPKİ İÇİN KENDİMİ Mİ YAKAYIM ?

Bir gün akaryakıt zamlarını bir gün vergileri diğer gün de emniyet şeridi kullananları protesto ediyor. Sanmayın ki soyadı “Doğan” olan Nihat’tan bahsediyoruz. Tam bir otomobil tutkunu, radyocu ve binlerce dinleyicisiyle bir fenomen Nihat Sırdar ile her şeyi konuştuk.

Otomobil tutkunuz nasıl doğdu? İlk otomobiliniz nedir?

Çok erken yaşta gelişti. 1980'de 4 yaşımdayken askeri araçlara binermişim. Oralardan toplarlarmış beni. Büyüyünce de kendi aramızda para toplayarak "Faça Şahin" kiralardık. 14-15 yaşında iyi kullanıyordum. İlkotomobilim 83 model Doğan görünümlü bir Şahin'di. İlk gün sabaha kadar oturdum, pencereden seyrettim. İlk otomobilim o kadar döküntüydü ki, size anlatamam. Motorunun sesini, vitesinin geçişini, debriyaj kavramasına kadar her şeyini hatırlıyorum. Daha sonra da Broadway aldım ve resmen Mercedes-Benz kullanıcısı gibi hissettim. Cumartesi günü sabahtan akşama kadar pasta cila yapardım. Gıcır gıcır! Daha sonraki otomobillerim ile radyo transferlerim hep birlikte oldu. O dönemki sponsorum Ford'un da teşviğiyle Palio yerine Escort verdiler. Sonra radyoda dinleyicilerime "Ford alıyorum bundan sonra bana Lord Nihat deyin" dedim, Ford bayileri aradılar ve aracım aniden Mondeo oldu.

Klasik otomobilleri seviyorsunuz? Bu arada hayalinizde hangi otomobil var?

O kadar üst düzey otomobil hevesinde değilim. Maserati GranTurismo benim rüyamdır. Birkaç gün kullandım bu aracı, bakışlar hemen şöyleydi. "Ulan parayı nerden buldu bu adam". O yüzden bu koşullarda onu kullanmak zor. 1962 Impala kullanıyorum, bununla yola çıktığımda "Helal olsun bu otomobile sahip çıkmışsın" hissini alıyorum. Bu ikinci Impala'm. İlki 1963 modeldi. "Mahalleden Şeref Abim vardı o öğretti klasik işini. Onda da 1956 vardı. Klasik aklımın köşesinde hep vardı, bir gün tesadüf eseri IKOD ekibi ile tanıştım ve muhabbet beni bir klasik sahibi yaptı. İyi masraf ettim, Amerika'dan parçalar aldım.

Klasik otomobillere çocuk gibi gibi ilgi göstermek gerekiyor. Haftasonları mı geziyorsunuz yoksa genelde kullanıyor musunuz?

Genelde yazın kullanıyorum ama kışın hava güzel olduğunda da kullanıyorum.Özel bir garaj yaptırdık ona. Raflarda sürekli, takımlar, lastikler. Amerika'dan örtü 30 2 aldım ona. Eğer iyi bir araştırmacıysanız ve internetle aranız iyiyse iyi parçaları yurtdışından getirtebiliyorsunuz.

Parçaları bulması da eğlencelidir. Başınıza ilginç olaylar geldi mi? Klasik otomobil sahibi olmak zor mu?

Tabii ki. Klasikçiler artık bir federasyon oldu ve yakında Cumhurbaşkanı'na da gidilecek. Yasalarla ilgili bir değişiklik istenecek. Çünkü bu otomobilleri ithal etmek çok zor. Diyelim ki Amerika'dan 5.000 dolaraaldın 18.000 dolar fiyat göstermeden ithal edemiyorsun. Yani cazibesi kalmıyor. Özel bir gümrük mevzuatı olsa işler çok kolaylaşır. Amerika'da hurdalıklarda Türkiye'de 5.000 dolara bulamadığım parçayı 35 dolara aldım.

Ne zaman Maserati alıyorsunuz?Şu anda ne kullanıyorsunuz?

Ben herhalde Maserati alamam, ondan önce bir teknem olsun istiyorum mesela. Benim hayalim bir zeytin bahçesinde evim, limanda 7 metrelik teknem balık tutabileceğim. 20 sene sonrası için hayalim o. Hayallerimin çoğuna ulaşıyorum ama Maserati alayım garajda dursun diyecek kadar değilim. Minibüs de kullanıyorum otobüs de. Hatta birçok şehir dışı seyahatinde de hep direksiyonda ben varım. Büyük otomobillerealıştım. Şu anda bir VW Touareg kullanıyorum ama bir Range Rover alma niyetim var.

Çok ciddi mesajlar veren sosyal sorumluluk projeleri başlattınız. Önemli takipçileriniz oldu.

Trafikle ilgili çok ciddi sosyal sorumluluk kampanyası başlattık. Bu emniyet şeridiyle ilgili ilk hassasiyeti koyan benimdir herhalde radyoda. Ne kadar çok yapılırsa o kadar iyi. Bana göre mutlaka hassas konular var çünkü benim başıma geldi. Annemin hastanede olduğunu öğrendim, hastaneye gitmem lazım ki, özel bir durum olmasına rağmen giremedim. Çıldırdım adeta. Ertesi gün başladımradyoda bunu yapmaya ama bu dediğim 14-15 sene önceki bir konu. Ondan sonraemniyet şeridinden gidenlere kızmaya başladım. Otomobil kullanırken şeridi kullananları engellemeye çalıştım, silah çektiler ve yolumu kestiler. Kendimi "Yırttım" adeta. Hala da elimden geldiğince bunları yapmaya devam ediyorum. Yurtdışı seyahatlerimde görüyorum. Kıbrıs'ta bile heryerde radarlar var. Kazanın olduğu yerlerde güvenlik bu şekilde sağlanıyor. Bunlar yapılsa kazalar bence yüzde 80 azalır. Ekip koymaya gerek yok. Sabit kameralar gerekli. Bu ülkede kolu olmayan, bacağı olmayan sürücüler polis korkusu olmadan trafikte hayatlarını sürdürüyor. Benzin neredeyse 5 TL. Bununla ilgili bir kampanya yaptım. Sabah 08:00'de kornalara bastırdım, dörtlüleri yaktırdım. Öyle bir noktaya getirdiler ki damat havası eşliğinde insanlar dörtlülerini yaktılar, protesto yaptık, çok da ilgi gördü. Benzin 5 TL olsun, yeni bir protesto planlıyorum.

Ne yapmayı planlıyorsunuz?

Hukukun üstünlüğünün uygun olması maddesinden uyarı aldım, dörtlüleri yaktırıyorum diye. O yüzden, yeni protestoda o kadar "ince görmem" lazım ki... 18 yıldır bu işi yapıyorum, birçok hükümet gördüm. Yani ben müzmin muhalifim. Öyle de olmalıyım. Gazetede yazarken de radyoda program yaparken de böyleydim.

Trafikte çözülmesi gereken en önemli problem ne?

Sırdar: Caydırıcı cezalar olması lazım ve o tahsil sisteminde mutlaka otomasyona başlanmalı. Kırmızı ışıkta geçen aracın fotoğrafıyla cezasını memur ekrandan bakıp eliyle yazıp postayla göndermemeli. Sistem bunu gördügü an cezayı plakaya dökülmeli. Maliyeden pul parası da beklemeyeceksin, cezayı yiyene, ayrıca o posta parasını da yükleyeceksin ve cezanın tahsili için çok ağır sartlar koyacaksın. Kırmızı ışıkta geçmenin cezası 1.000 TL olacak. Yazın Bosna'daydım, radar cezası 500 Euro. Bu nedenle her yerde 50 km'yle gittim. Üstelik bu terörle mücadele kadar da zor birşey değil. Çalışacaklar, yazı çıkaracaklar ve denetleyecekler. Futbol yasası için İspanya ve İtalya ile maç yapıyorsun, dönüyorsun, yasayı çıkartıyorsun, yasayı değiştiriyorsun. Git İngiltere'ye göryasaları, öğren.

Nasıl bir sürücüsünüz? Güç mü, güvenlik mi?

Sırdar: Ben iyi bir sürücüyüm, kurallara uyarım. Her yerden gelecek tehlikeye hazırlıklıyımdır. Uzun yolda da sehir içinde de. Eskiden motor ve performans önemliydi, şimdi güvenlik önemli. Tüketim ve fiyatlar önemli. Burada devlet güvenli otomobillere binmeyibu fiyatlarla engelliyor aslında.

Türkiye'de kamu çalışanlarının lüks otomobil kullanmasına ne diyorsunuz?

Günlerce radyodan dalga geçtim. Başkan vekilleri Passat'ı beğenmediler ve Audi A6 aldılar. Kimin parasıyla alıyorsun, ne yapıyorsun? Kamudaki araç sayısı inanılmaz. Başbakan yerli otomobil diye konuşurken, ülkemizde üretilmiş makam aracına binmesi gerektiğini düşünüyorum. Bülent Ecevit yaptı bunu, bir şey olmadı. O tehlike altında değilmiydi yani!

Vergiler daha da artsa sizce ne olur? Benzin 5 TL olacak mı mesela?

Hiç birşey olmaz. Bizyine yüzde 5'lik bir kesim tepki veririz ama yüzde 10'luk kesim tepki verdiği için de olmaz. Biz yapıyoruz işte elimizden geleni ne yapalım. Benzin döküp kendimizi mi yakalım? Yüzde 90 tepki vermediği için böyle oluyor, bakıyorsun bugün benzin 7 TL olsa yine birşey olmaz.

Polisler sizce yeterli mi?

Sırdar: İstanbul'da kaç trafik polisi görev yapıyor bilmek istiyorum. Çünkü trafik polisi yok, yeterli değil. Köprüde adam tezgah kurmuş, muz, nar, elma, ok satıyor. Orayı gören bir kara yolları kulesi var orda. Hadi onlar ilgilenmiyor, anladık ama polis merkezi var köprüye özel. Adam geliyor tırla KGS'ye akşam trafiğinde yolu yanlamasına kesip OGS'ye girmeye çalışıyor. En yoğun saatte polis olmaz mı? Olsa da bağırıyor çağırıyor, bir düdük çalıyor. Polise bunun yetkisini vereceksin. Polis gördüğünü yazacak, gönderecek. Milletvekillerinin "Bana cezayı kesen polis cezayı öder" diye yasa çıkardığı ülkede ne bekliyorsun ki. Adam 150 TL'ye çakarları lambaları alıyor, takıyor sonra geliyor. İşin özü denetimsizlikle. Bu işler iyiceçığırından çıkar.

Yazı:

BİZE ULAŞIN