ARKADAŞINA GÖNDER
Hedef Büyüttüm
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

SÖYLEŞİLER

Hedef Büyüttüm

25.02.2013 Pazartesi
HEDEF BÜYÜTTÜM

Geçtiğimiz sezonu Türkiye Ralli İki Çeker ve Sınıf 6 Birincisi olarak tamamlayan, şampiyon çift Azmi-Beyza Avcıoğlu’nun oğulları, aileden rallici Orhan Avcıoğlu kariyerini, sezonu ve hedeflerini otohaber okuyucularına anlattı.

Neredeyse 12 yaşında karting ile başlayan motorsporları serüveni bugün onlarca başarı ile süslenmiş bir kariyerle devam ediyor. İlk olarak kartingden otomobile geçişini özetler misin?
Orhan Avcıoğlu: Kendimi bildim bileli en büyük hayalim başarılı bir ralli pilotu olmak. Çocukken de buna en çok yaklaşabileceğiniz ortam karting yarışları ile. Ailemin büyük desteği ile 12 yaşımda karting ile tanıştım, ve Türkiye çapında başarılar kazanarak ehliyetimi alana kadar karting kariyerim sürdü. Ehliyetimi aldığım dönemde lisans eğitimi için yurtdışına taşındığımdan, ralli maceram yarışmaktan ziyade antreman yaparak başladı. Tam anlamıyla ralli parkurlarında yarışmaya 2007 yılının sonunda başladım.
Çok küçük yaşlarda karting yapmanın sana neler kazandırdığını düşünüyorsun?
Avcıoğlu: Genel olarak motorsporlarının anaokulu karting. Bugün hem ralli hem pist dallarında ulusal ve uluslararası başarı kazanmış birçok pilot böyle bir geçmişe sahip. Karting insana çok ufak yaşta centilmenliği, rekabeti, spor ahlakını, ve motor sporlarının en temel prensipleri olan hızlı gitme tekniklerini öğretiyor.
Hem anne hem de babası yarışmış ender isimlerden birisin. Bunun avantajları neler oldu senin için?
Avcıoğlu: Motorsporlarının hangi dalında olursanız olun, aileden gizli yapılabilecek bir spor değil. Ailede hem annemin hem de babamın yarışmış olması benim motorsporları ile ilgili beslediğim heyecan ve arzuyu anlamaları için en büyük yardımcım oldu. Bir zamanlar kendileri de aynı yollardan geçtikleri için bana her zaman çok büyük destek oldular. Babam her yarıştan önce mutlaka benimle konuşarak beni rahatlatır ve internet başından neticeleri takip etmeye koyulur. Annem ise nişanlım ile birlikte en büyük iki destekçimiz. Onlar her yarışıma mutlaka gelirler ve etaplarda bize kimsenin vermediği desteği verirler.
2010 sezonunda İstanbul Ralli Kupası'nda Fiesta S2000 deneyimin olmuştu. İlk kez bir 4 çeker kullandın, nasıl bir tecrübeydi senin için?
Avcıoğlu: 2009 yılından beri yarıştığım Castrol Ford Team Türkiye takımı direktörü Serdar Bostancı 2010 yılının sonunda bize bir fırsat yarattı ve bizi o yılın Türkiye Şampiyonu olmuş otomobiline bindirdi. Sürüş dinamiği olarak tam beklentilerim çerçevesinde çıktı aslında, pek sürpriz bir durumla karşılaşmadım. Ancak zeminin çamurlu olmasından ötürü otomobilin kabiliyetini tam olarak anlayamamıştık. Yarışı 2 saniye ile genel klasman ikincisi olarak bitirdik. Bizden beklenen görevi yaptık. Özellikle yarış söz konusu olduğunda sakin bir karakterim vardır, ama yarıştan önce uyuyamadığım nadir günlerden biridir.
2011 yılında son anda elinizden kaçan 2 Çeker birinciliğini bu sezon kazandınız. Sezon nasıl geçti?
Avcıoğlu: 2011 yılında sınıf altı şampiyonluğunu kazandık ve sizin de söylediğiniz gibi iki çeker şampiyonluğu elimizden kaçtı. Aynı klasmanda mücadele eden çok kuvvetli otomobili ile rakibimiz kazandı. 2012 yılında Türkiye ralli tarihinin en rekabetçi olduğu yıllardan birini geride bıraktık. Türkiye Ralli Şampiyonası'na dahil 7 yarıştan 5'inde hem sınıf 6'da hem de iki çekerde zafere ulaştık ve sezonu genel klasmanda da yedinci tamamladık. Hem bizim, hem de otomobilimizi bu kadar kusursuz hazırlayan takımımız için büyük başarı oldu bu.
Samsun gibi yeni bir yarış vardı 2012'de. Sporun farklı illere farklı coğrafyalara kayması konusunda neler düşünüyorsun?
Avcıoğlu: Motorsporlarının Türkiye'de tabana yayılabilmesi ve daha geniş kitlelere hitap etmesi için kabuğumuzdan çıkmamız gerekiyor. Bunu destekliyorum. Samsun'daki ilgi İzmir, Kocaeli gibi illere oranla çok daha yüksek oldu. Ayrıca yarışan ekipler için alışılagelmiş ve ezberlenmiş etaplardan çıkarak yeni, pilotaj geliştirici koşullara geçmek iyi oldu diye düşünüyorum. Her yıl farklı bir ilde ralli yapılması ile ilgili çalışma olmalı.
Ford Fiesta R2 ile çok başarılı etap dereceleri kaydettiniz. En iyi ve en hızlı olduğunuz yarış ve etap sizce hangisiydi?
Avcıoğlu: Bu yıl her yarışa ayrı ayrı konsantre olduk. Bütün sezon boyunca hata yapmadan, yüksek tempoda ve sıkı bir rekabetin içerisinde gittik. Takım patronumuz Serdar Bostancı da bize emek harcadı, tüm yıl daha hızlı gitmemiz için kendimizi zorlamamıza imkan tanıdı, ve biz de yüzünü kara çıkartmadık. Dolayısı ile yarışları birbirinden ayırt etmek zor ancak İstanbul ve Bursa Rallileri'nde diğer yarışlara göre kendimizi daha da iyi hissettik. İstanbul Rallisi'nde Mudarlı, Bursa Rallisi'nde ise Firoz etaplarından çok büyük keyif aldık.
2013 Dünya Ralli Şampiyonası ilk yarışı Monte Carlo Rallisi'ni takip ettiniz. Nasıl bir organizasyondu, nasıl bir deneyim oldu senin için bu önemli ve özel yarışı yerinde takip etmek?
Avcıoğlu: 2013 Monte Carlo Rallisi uzun yıllar akıllardan çıkmayacak bir yarış oldu. Genellikle bir veya iki etabın buzda geçildiği, yarışın geri kalanının asfalt olarak koşulduğu bir yarıştır. Ancak bu yıl tamamen kar ile kaplıydı, dolayısıyla büyük bir görsel şölen izledik. Hem yarış organizasyonu hem seyirci hem de katılımcılar açısından ufkumuzu genişleten, bu işin sınırlarının zorlandığını gördüğümüz bir deneyimdi. Kariyerimde mutlaka katılmak istediğim bir yarış, dört gün, Fransa'nın kuzeyinden güneyine kadar en zorlu koşullarda yapılıyor. Organizasyon büyük bir profesyonellikle çalışıyor, seyirciler binlerle ölçülüyor ve katılımcılar üç yüzü geçtiği için artık kayıt kabul edilmiyor. Türkiye'nin de bu seviyeye gelmesi gerekli, Türkiye'de bu potansiyel var, sadece doğru tanıtım faaliyetlerinin yapılması ve doğru desteklerin verilmesi gerekiyor. Takım arkadaşım Murat Bostancı ile dört gün boyunca Col de Turini, Sisteron gibi ralli dünyasında efsaneleşmiş etapları, bembeyaz kar ile kaplanmış olarak izledik. Çok keyifliydi, mutlaka tekrar gideceğim ve bu sefer inşallah co-pilotumla yarışmacı olarak!
Yeni sezon planları, hedefler neler?
Avcıoğlu: 2013 yılı bizim için çok önemli bir yıl olacak. Takımımızın patronu Serdar Bostancı ile hayaller kurup hedefler koyuyoruz. Bu hedeflerimiz arasında Avrupa'da güçlü Ford Fiesta'mızla iki çeker sınıfında kendimizi görmek ve tecrübe kazanmak da var. Bu yıl Türkiye Şampiyonası'nda kazandığımız başarıları tekrarlamak, ve Avrupa'da takımımızla üç yarış yapmak istiyoruz. Bunun için sponsorluk görüşmelerimiz devam ediyor. Tabi ki takım olarak fırsatını yaratabilirsek dört çeker sınıfında tecrübe kazanmak ve takımlar şampiyonluğuna katkı sağlamak için çalışacağız.
BİZE ULAŞIN