SÖYLEŞİLER

Ulaşımın Bir Ayağını Kuruyoruz

19.04.2013 Cuma
ULAŞIMIN BİR AYAĞINI KURUYORUZ

Yurtdışındaki otomobil paylaşım şirketlerini gördükten sonra, Türkiye’de de buna yönelik bir şirket kuran Mobicar’ın ortakları Erben Öztürk ve Emir Günel ile görüştük, sistem hakkında merak ettiklerimizi sorduk.

Araç paylaşım şirketi kurma fikriniz nasıl oluştu? Mobicar nedir kısaca?

Erben Öztürk: Mobicar, İngilizce'de "Car Sharing" olarak bilinen bir araç paylaşım sistemidir. Dünyada 25 yıldır uygulanmaktadır. Belirli park noktalarında bekleyen farklı tipteki araçların, istediğiniz saatte ve istediğiniz kadar kiralanmasına dayalı bir sistemdir.

Araçları nereden rezerve ediyoruz?
E.Ö.: İnternet sitemiz www.mobicar.com.tr üzerinden, üyelik edindikten sonra size bir üye kartı yolluyoruz. Sonrasında yine site üzerinden rezervasyonlarınızı gerçekleştirebiliyorsunuz. Size verdiğimiz kartla aracın kapısını açabiliyorsunuz. Sonrasında aracı çalıştırıp gidebiliyorsunuz. Elbette ki; size ait olan zaman içerisinde bu işlemleriniz kartınıza yüklü durumda oluyor.
Nerelerden araçları alabiliyoruz?
Emir Günel: Metrocity, Cevahir AVM, Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü, Nişantaşı ve Beyoğlu Galatasaray Otoparkı'ndan araçlarımızı temin edebilirsiniz.
Neden böyle bir sistem oluştu sizce?
E.Ö.: Otomobil sahipliğinin getirdiği bütün esnekliğe sahip oluyorsunuz. Bu sistem dünyada da hızla yayılıyor. Her bir paylaşım aracı, dünyada 10.000 aracı trafikten çekiyor. Gelişmiş ülkelerde bu sistem yaygınken, bizim gibi gelişmekte olan, Brezilya gibi ülkelerde de hızla kullanılmaya başladı. 15 milyonluk İstanbul'da 2.000-3.000 araçlık bir pazar öngörüyoruz.
Bu sistem ilk ne zaman başladı?
E.Ö.: Bu sistem ilk olarak İsviçre'de, Zürih'te başladı. O şehirde 5 dakikalık yürüme mesafesinde bir adet paylaşımlı araç görebiliyorsunuz. Bu araçların günlük kullanım süresi 12 saat civarında.
Araç paylaşım sistemindeki en büyük sorun, aracı aldığımız yere bırakmak zorunda olmamız gibi duruyor. Sizce de öyle değil mi?
E.G.: Kendinize ait bir otomobiliniz varken otomobilinize bindiğiniz yere geri dönmüyor musunuz? Bu sistemde de durum böyle. Şimdilik tek yönlü uygulamamız yok ancak bu olamayacak bir durum değil. Sayı arttıkça neden olmasın, yapabiliriz.
Böyle istekler geldiğinde ne yapıyorsunuz?
E.Ö.: Blok tarife dediğimiz uygulamamız var. Özellikle gece geç saatler için çok daha avantajlı fiyatlarımız var. Saatlik ücretimizi düşürünce aracı aynı yere bırakmanızdaki maliyeti de azaltmış oluyoruz.
Şimdilik kaç noktada hizmet veriyorsunuz?
E.Ö.: Şu anda 5 noktamız var ama daha çok yeni kurulduk, bir kaç ay oldu başlangıcı vermemiz. Özellikle merkezi noktalarda hizmet vermek istedik. Metrocity ya da Beşiktaş'taki Bahçeşehir Üniversitesi'ni seçmemizde bu sebep etkin oldu. Biz ulaşıma bir alternatif değil, bir yerden bir yere giderken kullandığınız bir ayak olarak Mobicar'ı yarattık.
Mobicar'ı kurarken nelerden ya da kimlerden esinlendiniz?
E.Ö.: Üniversite yıllarında ben Hollanda'da yaşıyordum. O yıllarda kampüsümdeki bir şirket böyle bir hizmet veriyordu. Üye olmuştum. Bunun İstanbul'a uygun bir proje olduğunu düşündüm. Yaptığım ilk işlerden bir tanesi, Amerika'da bu işi yaygınlaştıran David Brooke'a ulaşmak oldu. Sonradan beraber de çalıştım. 1998'de Amerika'da Brooke, sistemi başlattıktan sonra Zipcar'a sattı. Arkan Ergin isimli finansal şirketle danışmanlığımız da var.
Otomobiller sizlere mi ait, kiralık mı?
E.G.: Araçlarımız kiralık. Şu aşamada satın almadık ancak satın da alabiliriz. Önemli olan işletim maliyetini ne kadar düşük tutabildiğinizdir.
Hasar durumlarını nasıl kontrol ediyorsunuz?
E.G.: Aracı teslim alırken ekspertizini kendiniz yapıyorsunuz. Eğer bir sorun varsa, bunu bir önceki kullanıcının yaptığını düşünüyoruz. Biz bir kulüp gibi çalışıyoruz aslında. Bir aracı bırakan bir sonrakine iyi durumda bırakmalı ki, bir sonraki seferde kendi de iyi bir araç bulabilsin. İçinde değerli bir eşya ya da çöp kutusu bile kalmış olabilir. Bu durumda bizi aramasını istiyoruz.
Bu da sloganınıza uygun sanırım...
E.Ö.: Evet, sloganımız; "Öde kullandığın kadar". Dolayısıyla ne şekilde aracımızı kullanıyorsanız o kadar ödüyorsunuz! İnsanlar artık satın almak yerine hizmet paylaşımcı ekonomiye geçtiler. Bir otomobile sahip olmak maliyetli. Bizdeyse kullandığınız kadar ödetiyoruz.
Otomobil paylaşım pazarı arttıkça Mobicar'ın diğerlerinden ayrıldığı nokta ya da noktalar neler olacak?
E.Ö.: Biz rekabetin faydasına inanıyoruz. Çok da yeni bir pazardan bahsedebiliriz. Ancak bizim fiyatlarımızda daha uygun seçenekler olduğu gibi, Fiat Doblo gibi bir aracı da sunabilmemiz farkımız.
Araçların üzerinde Mobicar yazıyor mu?
E.G.: Hayır, otomobillerimiz tamamen sivil.
BİZE ULAŞIN