ARKADAŞINA GÖNDER
İyi Ürün+İyi Hizmet
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

SÖYLEŞİLER

İyi Ürün+İyi Hizmet

25.07.2016 Pazartesi
İYİ ÜRÜN+İYİ HİZMET

Michelin Türkiye Genel Müdürü Marco Giuliani ile markanın yeni ürünlerini, Türkiye lastik pazarını ve pazarlama stratejilerini konuştuk.

Yeni dört mevsim lastiğiniz CrossClimate pazarda nasıl karşılandı?

Marco Giuliani: Özellikle Türkiye pazarında aldığımız geri dönüşler harikaydı. 2015'in Mayıs ayında yeni ürünümüzün ilk tanıtımlarını yaptık ve yeni bir segment yarattık. Türkiye'deki dört mevsim lastik pazarının büyüklüğünü düşünce, yeni ürünümüzün neler yapabileceğini tahmin edemiyorduk. Buna rağmen satışlarımız ve bize gelen talepler arttı. Her zaman kış mevsiminde kış lastiği, yaz mevsiminde ise yaz lastiklerini önerdik. Teknik elemanlarımız ise, kış lastiğimiz Alpin5'e ve yaz lastiğimiz Energy Saver+'a her iki kulvarda da en yakın performansı gösteren bir lastik üretmeyi başardılar. Aslında CrossClimate'de yeni olan hem kış hem de yaz şartlarında çok iyi performans gösteren bir lastik olması. Üç lastiğimizin testini de şu şekilde gerçekleştirdik. Rengi dahi aynı olan üç otomobili aldık ve birine Alpin5, birine CrossClimate, birine de Energy Saver+ taktık. Kuru zeminde yapılan frenleme testinde CrossClimate, Alpin5'in oldukça önünde yer almayı başardı. Üstelik Energy Saver+'ın da sadece 1 metre gerisinde kaldı. Karlı zeminde yokuş çıkma testi için ise ilk olarak önden çekişli olan aracımızda Energy Saver+'ı test ettim. Elbette yaz lastiği olduğu için otomobil hareket edemedi. Tıpkı Alpin5'in yaptığı gibi CrossClimate da o tepeyi çıkmayı başardı. Sonuç olarak, ürünümüzün yaptıklarını gören bayilerimiz, CrossClimate'i müşterimize aynı güvenle tanıttılar. Şu anda yapmak istediğimiz ise CrossClimate'in ebat seçeneklerini arttırmak.

Peki, bu lastikle kaç kilometre yol yapılabiliyor? Yaz aylarına dayanıklı mı?

Giuliani: Koşullara göre değişiklik gösterir. Yaz şartlarında elbette Energy Saver+ kadar iyi performans sergileyemez ama müşterilerimiz 40.000 km'lik kullanım için herhangi bir sorun yaşamayacaklar. Yine de, sürüş stili, otomobil, hava koşulları, yol koşulları ve daha birçok neden, lastiklerin ömrüne olumlu ya da olumsuz etki eder.

2016'da bir yeniliğiniz daha geldi, değil mi?

Giuliani: 2015 bir bomba etkisi yaratan CrossClimate'tan sonra 2016 yılının başında Pilot Sport 4 adını verdiğimiz yeni yüksek performans lastiğimizi pazara sunduk. Genel olarak 17 ve 18 inç boyutlarıyla satılıyor.

Türkiye lastik pazarındaki payınız hakkında ne söyleyeceksiniz?

Giuliani: ETRMA adı verilen bir organizasyon var. ETRMA, tüm üreticilerden satışlarıyla ilgili bilgileri topluyor. Ama yalnızca distribütörlere sattığı ürünleri ortaya koyuyor. Başkalarının sattıklarını göremiyoruz. Yani biri toplu halde lastikleri bir karaborsacıya, bu işin ticaretini yapan herhangi birine satarsa, bu Türkiye pazarına sayılıyor. Eğer, o kişi de bu lastikleri yurtdışına gönderirse, işte o zaman bu lastikler Türkiye'de kullanılmamış oluyor. Bu da bizim pazar payımızın aşağılara çekiyor. Bayi pazar payı konusunda konuşmak gerekirse, şu an ilk sıradayız.

Sizin için önemli olan ürünün belirli bir özelliği mi yoksa optimizasyon mu?

Giuliani: Performans örümcek ağı denilen bir sistem var. Bir örümcek ağı düşünün ve etrafında performans kriterlerini. Hangi performans daha fazla olursa, onun karşısındakinin performansı düşüyor. Biz bunun araştırmalarını yapıyoruz. Müşteri ne istiyor? Otomobil üreticileri ne istiyor? Bu sorulara cevap bulmaya çalışıyoruz. Bazen aynı büyüklükteki otomobiller için farklı talepler olabiliyor. Bu da hiç kolay değil. Peki, Michelin için önemli olan ne? Lastiklerimizin performans kriterlerinde belirli bir seviye var. Bu seviyenin altına düşmemeli. Bu da optimizasyona farklı bir bakış açısı.

Michelin Türkiye Genel Müdürü Marco Giuliani

Michelin rekabette öne geçmek ya da lider kalabilmek için ne gibi stratejiler geliştirdi?

Giuliani: Üç ay önce, Michelin başkanı Jean- Dominique Senard, Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya'daki Michelin genel müdürlerini markanın gelecek 5 yıldaki stratejisini açıklamak için bir araya getirdi. Stratejimiz çok açıktı. Dört ana soru: Biz ne istiyoruz? Neye ulaşmak istiyoruz? Nereye gitmek istiyoruz? Nasıl? Bu aslında ilginç bir noktaya çıkıyor. Bütün bu stratejilerden sadece biri lastiklerle ilgili. Hedefimiz müşteriye verdiğimiz lastik hizmetini geliştirmek. Michelin Çözümleri adını verdiğimiz bir departmanımız var. Sadece lastik konusunda nasıl hizmet vereceğimizle ilgili çalışıyorlar. Bugün, müşteriler yalnızca lastik almıyorlar. Kilometre bazlı servis imkanı da istiyorlar. Biz de klasik bir hizmet vermek yerine, onun ihtiyacı olduğu zaman yanında olacağımızı hissettiriyoruz. Mobil üniteler, yol yardımı araçları gibi kolaylıklar sağlıyoruz. İşte buna "lastik çevresinde hizmet" adını veriyoruz. Bir diğeri ise sadece hizmetler. Şu an Michelin, haritalar ve rehberler hizmetini veren tek lastik markası. Pazarda yer alan çoğu üretici, sadece lastiklerin üzerine eğiliyor. Daha sonra hizmetler, daha sonra ise global mobilite. İnsanların seyahatleri sırasında uğrayacakları, dinlenecekleri yer, hastaneler gibi hizmetler sunmak gerekiyor. Bunu ilk yapan da Michelin Kardeşlerdir. İlk kırmızı rehberi 1900 yılında, gezip görmek istedikleri yerlerde ihtiyaçlarını karşılamak için bastırdılar. İşte bu şu an sunduğumuz mobilite hizmetlerinin atası ve bu konu üzerine ne kadar eğildiğimizin bir göstergesi. Sonuncu strateji ise lastik materyallerini geliştirmek Çünkü teknolojik açıdan pazar liderliğini elinizde tutmak çok önemli. İşte bunlar "Nereye gitmek istediğimiz?" ve "Ne yapmak istediğimiz?" sorularının cevabı. "Nasıl?" sorusunun yanıtına ise Michelin'de biz, aktivite amaçları diyoruz. Yani nereye gitmek isterseniz isteyin, ne yapmak isterseniz isteyin, bunu en iyi şekilde yapmanızı sağlamak. Yani sürecin iyi geçmesi. Biz dört şeyi yapmak istiyoruz. İlki her şeyi basitleştirme. İkincisi müşterilere sunulan hizmeti arttırmak. Üçüncü ise dijital alan. Bugün insanların çoğu her şeyi cep telefonlarından, tablet bilgisayarlarından hızlıca halledebiliyorlar. Dijital ortamlar sayesinde, müşterilerimizle bağlantıda kalabiliyoruz. Bu sayede istedikleri şeyi anında sunma imkanımız da oluyor. Dördüncü ise çalışanların kalitesi. Çalışanlarımızda yetenek, tecrübe ve istek gibi önemli kriterleri göz önünde bulunduruyoruz. Bir kültürü olan Michelin'in çalışanlarının da tam anlamıyla markaya yakışır olması gerekiyor. Her departman müşteri memnuniyeti için orada ve bunun sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekiyor.

İyi hizmet vermek istiyorsanız, bütün bayilerinizde aynı standartta hizmet vermek zorundasınız. Çok markalı bayilerde standardı nasıl sağlıyorsunuz?

Giuliani: Onlara eğitim vermek, onları lastik, müşteri ve otomobil işinde uzmanlaştırmak gerekir. İki seçeneğiniz vardır. Bunu Michelin olarak kendi başına yaparsınız. Eğitici kitaplar basıp, insanları, Türkiye'deki herkesi bilinçlendirebilirsiniz. Ya da tam olarak bu iş için doğmuş birini bulup, onun bayi eğitimleri yapmasını sağlayabilirsiniz. Biz zaten şu an Türkiye'deki 190'dan fazla bayimize gerekli tüm eğitimleri verdik.

Yazı: Halit Bolkan

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan OTOHABER veya otohaber.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.