ARKADAŞINA GÖNDER
Kontrolsüzlüğün kontrolü, drift!
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

SÖYLEŞİLER

Kontrolsüzlüğün kontrolü, drift!

03.11.2016 Perşembe
KONTROLSÜZLÜĞÜN KONTROLÜ, DRİFT!

Tüm dünyada hızla yayılan ve oldukça geniş bir seyirci kitlesine sahip drift sporu, Hızlı ve Öfkeli filmlerinin 2006 yılındaki “Tokyo Drift”  bölümü ile gündeme gelmiş ve Türkiye dahil birçok dünya ülkesinde merak uyandırmıştı. Ülkemizde de 2007 yılında Drift Akademi adı altında açılan bir eğitim kurumu ile serüvenine başlayan drift, TOSFED’in desteği ve bu spora gönül vermiş pilotların azimleri ile kendinden söz ettirmeye başladı. Bu sporun öncülerinden ve Apex Masters Türkiye Drift Şampiyonası aktif pilotlarından olan Volkan Arısoy ile drift sporsunu sizler için değerlendirdik.

O.H : Merhaba. Bize kendinizi tanıtır mısınız?

V.A : Tabi ki, memnuniyetle. İsmim Volkan ARISOY. 1975 İstanbul doğumlu, evli ve bir erkek çocuk babasıyım. Halen sahibi olduğum V&A Danışmanlık Hizmetleri firmasında birkaç Alman firmanın Türkiye satın almalarını ve tedarikçi danışmalıklarını yürütüyorum. Bunun yanında DJ'lik ve drift pilotluğu da yapıyorum.

O.H : Genel anlamda renkli gözüken bir hayatınız var. Bu kadar işle uğraşmak sizin için zor olmuyor mu, hele ki aile yaşantınızda varken ?

V.A : Aslında olmuyor desem yalan olur. Bu tip bir hayatı yaşarken mutlaka kendine göre zorlukları oluyor. Düşünsenize bir telefonla firma patronu, ardından gelen bir telefonla DJ oluyorsunuz. Bunların yanında bir eş ve birde babasınız. Bu arada drift pilotluğunu da unutmamam gerekli ! Bunların hepsini bir arada yapmak belki marifet olsa da, tamamen ne yaptığınızı iyi bilmek, işinizin ehli olmak ve sistematik bir çalışma ile hepsini aynı anda yürütmek ile mümkün oluyor. Tabi ki ailenizin de size mutlaka destek olması şart. Eğer eşiniz, evladınız yada yakınlarınız size bu konuda destek olup esneklik göstermezler ise o zaman bu işlerin hepsini bir arada yürütmek gerçekten zor olur.

Bu arada sizin nezdinizde şunu da duyurmak istiyorum. Artık 2017 yılında da daha da profesyonel olmak adına bir menajer ve yaşam koçu ile anlaştım. Spor hayatımın her anlamda profesyonelce yönetilmesine destek olarak daha da iyi başarılar elde etmeyi arzuluyorum.

O.H : Bu cümleler aslında sizin gibi bir hayata sahip olmak isteyip te nasıl başarabileceklerini bilmeyenlere ışık tutacak gibi görünüyor.

V.A : Eğer bir kaç kişiye bu anlamda yardımcı olabilirsem ne mutlu bana. Bilirsiniz herkesin kendine göre bir başarı anahtarı vardır. Benimki de sistematik ama çok çalışmak ve zamanı sonuna kadar kullanmak. Zaten gerisi kendiliğinden geliyor.

O.H : Gelelim asıl meseleye, yani farklı yönleriniz içinde bizim için en önemli olanına, yani drift pilotlunuza. 2012 yılından bu yana düzenlenen ve 2016 yılı itibarı ile ulusal yarış statüsüne yükselen Apex Masters Türkish Drift Series'de aktif pilot olarak yarışıyorsunuz. Öncelikle bizi takip eden değerli okuyucularımıza biraz drift hakkında bilgi verebilir misiniz? Drift nedir ? Nasıl yapılır ? Otomobil nasıl olmalı vb detyalar.

V.A : "Kontrolsüzlüğün Kontrolü" drift için söylenebilecek en güzel tanım aslında. Hayatı tek düze yaşamak istemeyip, biraz heyecan, biraz sıradışılık katmak, düz gitmekten sıkılıp, yan giderek bakış açısını genişletmek isteyenlerin sporu. Beygirlerin, lastik ve egzoz seslerinin, dumalar altından yarattıkları senfoniyle, seyircinin haykırışlarını yaşamak, otomobili ile dans etmek isteyenlerin sporudur drift. Driftte esas olan önce otomobili kontrolsüz bir hale getirmek. Sonra seri bir biçimde o kontrolsüz halini kontrol altına alarak, hiç durmadan bu kontrolsüzlük halini devam ettirmektir. Sanılanın aksine oldukça zor ve beceri ister. Otomobili alıp olduğu yerde çevirmek asla drift değildir. Her ne kadar bu şekilde bir algı olsa da drift, oldukça teknik ve bir o kadar zor bir motor sporu disiplinidir.

O.H : Oldukça zor galiba !

V.A : Evet, dışardan baktığınızda yan giden bir otomobil görüyorsunuz ve size basit gibi gözüküyor. Ama işin gerçeğine baktığınızda çok yönlü bir kontrol becerisi gerektiriyor. İnanın beyninizin bu tip bir komuta alışması ve tamam demesi bile zaman alıyor. Malum otomobil kullanırken beyniniz yaptığınız hatalara karşı hemen düzeltme tepkisi veremeye alışık. Bu tepkiyi vermemesini öğretmenizde zaman alıyor.

O.H : Peki, drift ortaya nasıl çıkmış, ülkemize nasıl gelmiş birazda bunlardan bahseder misiniz?

V.A : Drift 80'li yıllarda Japonya'da doğmuş bir spor. Bu sporu Japonya'ya hatta dünyaya tanıtan kişi Keiichi Tsuchiya adlı bir Japon pilot. Kendisi ralli yarışlarında yarıştığı dönemlerde etap içindeki virajları kaydırarak dönerken seyircilerin verdikleri tepkiler üzerine drift sporunu ortaya çıkartmış. Otomobilleri kaydırarak kullanmak esasına dayanarak çıkarttığı bu sporu ilk olarak Japonya'nın dağlık bölgelerindeki virajlı yollarda yapmış. Peşinden bir sürü genç bu sürüş sitiline merak salmış ve illegal olarak onlarda dağlık bölgelerdeki virajlarda drift yapmışlar. Sonrasında bu akım bir çığ gibi büyümüş ve resmi bir spor halini almış. Şu an Japonya, Amerika ve bazı Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Türkiye gibi bir çok ülkede bu spor resmi bir motor sporu dalı ve şampiyonaları var. Ülkemizde ise ilk olarak 2007 yılında CNR Fuarcılık'ta düzenlenen kapalı alan drift şovu ile başlamış. Hemen ardından kurulan Drift Akademi ile bu zamana dek 500'ün üzerinde kişiye eğitim verilmiş. Şu an aktif olarak bu sporu yapan 30-40 kadar pilot var. Bende bunlardan biriyim.

O.H : Siz nasıl başladınız drifte?

V.A : Bende başlayalı beş sene oldu. "Otokolik" proramını sunduğum yıllarda bir proje için Drift Academy'nin sahibi Abdurrahman Özen ile tanıştım. Kendisinin yanında bir kaç tur drift heyecanını yaşayınca, işte bu benim sporum dedim. İnanın üç gece boyunca rüyamda drift yaptım. Sonrası çorap söküğü gibi geldi. Hemen eğitim aldım. Eğitimden sonra sadece bu spor için kullanacağım arkadan itişli bir otomobil satın aldım. O günden beri driftin içindeyim, hem kendimi hemde otomobili geliştiriyorum.

O.H : Bize birazda otomobilinizden bahseder misiniz? Ne gibi özellikleri var ?

V.A : Otomobilim, 1991 model E36 kasa bir BMW 325i. Tamamen özel olarak hazırlanan otomobilimin motoru turbo beslemeli. 500+ beygir gücünde olup, 1000 beygir güçlere dayanacak alt yapıya sahip. Bu anlamda Türkiye Drift Şampiyonası yarışan en güç otomobillerinden biridir. Tamamen profesyonel olarak JDM Works ve BMW Askar tarafından hazırlanmış olup, 2016 sezonunda Türkiye'nin önde gelen yarış garajlarından Parkur Racing desteği ile daha da geliştirildi. Lassa'nın lastik sponsorluğundaki otomobilimde, 17 ve 18 inc boyutundaki yüksek performans lastikleri sayesinde üstün bir yol tutuş sağlanırken, driftin en önemli özelliği olan kontrollü kaydırma becerisi bu üstün yol tutuş sayesinde daha yüksek süratlerde yapılabilmekte ve otomobilin gücünden maksimum oranlarda faydalanabilmektedir. Bu arada güvenlik detaylarını da belirtmeyi unutmayalım. Aracımda özel olarak hazırlanın bir güvenlik kafesi ( halk dilinde takla barları ), özel yarış koltukları, 6 nokta emniyet kemeri ve yangın söndürme tertibatı bulunuyor.

O.H : Otomobili sanki baştan yaratmışsınız.

V.A : Bu tip modifikasyonlar olmazsa olmazlardan. Sonuçta iyi sonuçlar elde etmek için mutlaka alt yapıyı sağlamlaştırmak ve güvenliği sağlamak gerekli.

O.H: Drift yarışları nasıl yapılıyor ?

V.A : Herşeyden once trafiğe kapatılmış, güvenliği alınmış bir pist bu sporun en önemli gereksinimi. Pistin nerede olduğu önemli değil. Şehir içinde bir otopark, bir yarış pistinin kombine virajları, yada özen izinle trafiğe kapatılmış caddeler… Kullanılan otomobiller, arkadan itişli, özel güvenlik ekipmanlı 500 Beygir ve üzeri. Bu sporun belkide en güzel yanı motor gücünün bir sınırı olmaması. Bütçeye gore 200 beygirden 1000 Beygir ve üzerine kadar otomobil hazırlamak mümkün. "Ne kadar duman, o kadar randıman" motor gücünün ana ilkesi. Yarışlarda üç hakem daha doğrusu juri yer alır. Otomobillerin pist üzerinde belirlenen noktalara yaklaşma hızları, yaklaşma açıları, yaklaşma mesafeleri değerlendirilir. Ayrıca otomobil hakimiyeti, lastiklerden çıkan duman, seyircinin tepkiside kriterlerdir ve puanlamaya girer. Yarışlar ikili çıkışlar halinde yapılır. Bir araç önde giderken diğeri onu taklit ederek takip eder. Sonra öndeki araç arkaya geçer ve o diğer aracı aynı şekilde taklit ederek takip eder. Juri puanlamasına gore en yüksek puanı alan pilot ve aracı bir üst tura geçer. Eleme usulü ile yapılan yarışta katılımcı sayısına gore Top 16, top 8 , top 4 ve top 3 belirlenir.

O.H: Gelelim Türkiye'deki Apex Master Drift Series hakkındaki düşüncelerinize. Bize bu şampiyona ile ilgili bilgi verebilir misiniz ?

V.A : Apex Masters, kulübümüzün kurucusu ve Türkiye'de driftin gelişimde büyük rol oynayan Abdurrahman Özen'in gerçeğe dönüştürdüğü bir hayali idi. 2011 yılında tek ayaklık bir yarış düzenleyerek, bunu yapabileceğini ispatladı ve bu sporun yayılmasına öncülük ederek bu şampiyonayı Türk Drift Severlere sundu. Tabi ki kendisinin yanında benim gibi bu spora gönül vermiş ve bu işin ilk gününden beri elinden geleni esirgemeyip, maddi manevi tüm olanaklarını zorlayarak bugünlere getiren pilot arkadaşlarımız ve bu spora gönül vermiş dostlarımız da Apex Masters'ın gelişimde büyük rol oynadılar. Bugün bu şampiyona dünyanın birçok ülkesindeki drift otoriterleri tarafından da takip ediliyor. İnanıyorum ilerde yabancı pilotlarda gelip bu şampiyonada yer alacaklar. Bu arada TOSFED'in de desteği yadsınamaz. Bize tanıdıkları olanaklar, önce mahalli ve bu sene ulusal yarış statüsü dahil olmamız gibi önemli adımlar, biz pilotlara da motivasyon katmaya yetiyor.

O.H: Siz takip ettiğimiz kadarıyla tüm yarışlara katılıyorsunuz. Şampiyondaki durumunuz nedir?

V.A : Bu sene geçtiğimiz yıllara göre daha iddialıyım. Otomobilim "Slider" istediğim ayarlara geldi. Zaten İzmir yarışını 6. olarak bitirmem beni oldukça motive etti. İkinci ayak yani İstanbul yarışı öncesi yaptığım bir antremanda yaşadığım teknik problem yüzünden İstanbul yarışını 10. Sırada bitirdim. Üçüncü ayak yarışı İzmit Körfez Pisti'nde koşuldu. Bizim içinde yeni olan bu pistte 8. oldum. Sezonun son yarışı yani final yarışı da 23 Ekim Pazar günü İzmit Körfez Pisti'nde olacak. Şu anda genel klasmanda 24 puanla 7. sıradayım. İnşallah final yarışında ilk 5'e girip, şampiyonayı iyi bir puanla bitirmek istiyorum.

O.H: Hiç yurtdışında yarışmayı düşündünüz mü?

V.A : Evet. Doğrusunu söylemek gerekirse en büyük hayallerimden biri. Sevgili dostum ve pilot arkadaşım Timur Pomak, Avrupa'da yer alan bazı yarışlara katıldı ve bizleri en iyi şekilde temsil etti. İnşallah menajerim ile bu konu için ayrı bir çalışma yapıyoruz. En azından bir yada iki yarışa katılıp tecrübe kazanmayı çok istiyorum.

O.H : Biz size öncelikle final yarışınızda başarılar diliyoruz. Bu spora katkılarınızdan ve gençlere yol gösterdiğiniz içinde ayrıca tebrik ediyor ve destekliyoruz. Umarız istediğiniz hedeflere ulaşır, ülkemizi bu anlamda yurtdışında da temsil edersiniz.

Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Son olarak paylaşmak istediğiniz herhangi bir şey var mı?

V.A : Herşeyden önce bana desteğini sunan sponsorlarım Black Bruin, Lassa, Parkur Racing, Evans Coolents Türkiye, Sonax Türkiye, Akoni Reklam , Power Chip Tuning, Askar Servis, Oto Stil, Tufan Türkmen, Paşam Garage'a çok çok teşekkür ediyorum. Onların desteği benim için oldukça önemli. Ayrıca bu sayfalardan kendimi tanıtma şansını vermiş olmanıza ayrıca sonsuz teşekkür ediyorum. Bu tip sporlarda medya desteği en önemli unsur. Eğer medya desteği olmaz ise ileri gitmeniz oldukça zor. Bu sebeple son olarak yine bu satırlardan röportajımızı okuyacak tüm dostlarımıza, hatta büyük firmalara seslenmek istiyorum, lütfen reklam bütçenizden bu tip sporların gelişmesine destek olun. Bazen bütçenizden ayıracağınız çok küçük rakamlar bir çok pilotun hatta gencin kendini tanıtmasına büyük destek sağlayacaktır. Teşekkürler.