Teknoloji: Otomobillerin beyni
Küçük hacimden büyük güç üreten, “az yakıt tüketen ve çevreci özellikleriyle öne çıkan günümüz otomobillerinin bu sihirli özelliklerinin altında elektroniğin gücü yatarken” bu sistemler ECU tarafından yönetiliyor.
Otomotivin teknolojik gelişiminde, hidroliğin iletme gücü veya mekanik sistem özellikleri yerlerini elektroniğe bırakırken bu sistemler ECU yani Elektronik Kontrol Üniteleri tarafından yönetiliyor. Araçlarda; yakıt sisteminden, ateşlemeye, frenlerden stabilize sürüş kontrolüne, havayastığından klimaya kadar çok sayıdaki ekipmanın elektronik olarak çalıştığı otomobilde sürücü hataları veya dikkatsizlikler en aza indiriliyor. Her biri küçük bir fabrika işlevine sahip olan ECU’lar, yönettikleri parçaların özelliklerine göre önceden özel yazılımlarıyla programlanarak üretici marka tarafından araca monte edilir. Bu yazılımlar, her aracın özelliğine göre değişirken çok sayıda çip bu küçük cihazların içinde görev yapıyor. ECU programlandığı bilgileri uzun yıllar saklama özelliğine sahip EPROM (Erasable Programmable Read Only Memory) adlı küçük transistörlerden (hesaplayıcılardan) meydana gelirken, çalışmasını kısaca özetleyelim. Bu sistemde bulunan çok sayıdaki sensör; motorun devrini ve yük durumunu, çevre sıcaklığı, havanın yoğunluğu, motor soğutma suyu sıcaklığı gibi verileri sürekli alarak yazılım haritasında değerlendirir. Milyonlarca farklı verinin kayıtlı olduğu bu harita, gerekli hesaplamaları yaparak ilgili parçanın çalışmasını sağlar. Mesela yakıt sisteminin hava akışında bulunan hava akış sensörü, giren havanın miktarını ölçerken, motor devri, vuruntu ve sürücünün gaz pedalına basma şiddeti, sensörler tarafından ölçülerek ECU’ya gönderilir. ECU’nun içinde bulunan EPROM, gerekli hesaplamayı yaparak yakıt pompasını çalıştırır ve yakıt, hava ile karışarak yanma odasına girer. Yakıtın daha iyi atomize olması sayesinde tüketim azalırken, motorun verimi artar ve aracın emisyon değerleri düşer.
ABS sisteminde de ECU benzer bir göreve sahiptir. Tekerlek devir sensörleri aracın hızını ölçerken, sürücünün frene basmasıyla ECU, fren merkezine ve kaliperlere belirli aralıklarla hidrolik göndererek tekerleklerin kesintili olarak (Kilitlenmeden) yavaşlamasını sağlar. Sürücünün kontrol edemeyeceği kadar hızlı olarak otomobili sürekli denetleyen ve yöneten bu parçalar sayesinde araçlar sürüş performansı, güvenlik ve çevreci özellikleriyle ön plana çıkarlar. Ancak ECU, yapısal özellikleriyle ucuz gibi görünse de yazılım maliyetiyle pahalı bir parçadır. Donanım seviyesi arttıkça ECU’nun yazılım sistemi daha da karmaşık bir hale gelir ve bu da araçların fi yat etiketine doğal olarak yansır.
Otomobilde ECU'nun yönettiği sistemler
Elektronik Kontrol Ünitesi, motorda yakıt sisteminin dışında birçok sistem üzerinde görev yapıyor. Bu sistemler arasında; kademeli otomatik şanzımanlarda, çalışma verimini denetleyen bir “Kontrol Ünite”si bulunur. Çalışma prensibi ECU gibi olan bu yönetici beyinler üretici markalar tarafından (TCU gibi) farklı isimlerle kullanılabiliyor. Aktif süspansiyon veya adaptif süspansiyon sistemleri de bir kontrol ünitesi tarafından yönetilir. ECU’nun yönettiği en önemli sistemlerden biri ABS’dir. Elektronik Fren Dağıtıcısı (EBD), Elektronik Stabilize Kontrolü (ESP), Çekiş Kontrolü (TC) gibi bir çok sistem ABS’nin ECU’sunu kullanır. Ayrıca, mesafe kontrolü, şerit kontrol sistemi veya kör nokta uyarısı da ECU tarafından yönetiliyor.





del.icio.us
Digg
Facebook
Google
Myspace
Yahoo

Aracınızda hangi LPG sistemi takılı
bir mail atın o yolla size cevap vereyim. Ayrıca konu hakkın da Türkiye’de BRC firmasının distribütörü olan 2A Müh. A.Ş.’den Tarık ÖZER Bey (Tel: 212- 4441272) ile irtibata geçin.
Aracınıza hangi LPG sisteminin takılı olduğu önemli. Bir diğer konu da sorunuzda motor uzantısı (1.6 ya da 1.8) belirtilmemiş. Hem 1.6 16 valf L1K hem de 1.8 RKC motorlarda, ateşleme avansı ayarlanamaz tip olup ateşleme avansı ECU tarafından düzenlenmektedir. Aynı zamanda 1.6 ve 1.8 motorlarda kullanılan yakıt sistemlerinin tipi EEC V (OBD II’nin gereklerini yerine getiren Ford’un Elektronik Motor Kontrolüdür) ve tanımı MFI-s’dir. Ayrıca her iki motorda da Lambda sensörü bulunmaktadır. Bundan dolayı LPG dönüşümünde Lambda emülatörü kullanılmalıdır. Muhtemelen LPG dönüşümü Lambda sensörü devre dışı bırakılarak gerçekleştirilmiş olabilir. Bu durum uzun vade de motorun elektronik kontrol ünitesini (ECU) bozmuş olabilir. Sorunuzun ayrıntılarına girecek olursam, tek noktalı enjeksiyonlu motorlarda (SPI) krank milinin iki devrinde bir iş elde edilir. Bu motorlarda benzin miktarı benzin rölesinden alınan komutla ayarlanır. Lambda sensörü (Oksijen sensörü) kullanılan motorlarda, elektronik kontrol ünitesi (ECU) yardımıyla yakıt miktarı regülatörde uygun şekilde düzeltilebilmekte ve böylece hava fazlalık katsayısı tam stokiyometrik değerde tutulmaya çalışılmaktadır. Bu motorlarda; ek olarak bir lambda kontrol ünitesi (sonda), çeşitli motor parametrelerini (devir sayısı, gaz kelebeği konumu, motor sıcaklığı vs.) değerlendiren ECU (Elektronik kontrol ünitesi) ve gaz debisini değiştirebilen debi ayar valfi (step motor) bulunmaktadır. Debi ayar valfine Lambda değerini “1” de tutacak şekilde, ECU’dan aldığı sinyallerle çalışan elektrikli bir step (adım) motorla kumanda edilir. Lambda sensörü olan tek noktalı enjeksiyonlu araçlarda dönüşümleri daha ekonomik ve kolay yapmak için yanlış uygulamalara gidilerek motor sanki karbüratörlüymüş gibi bir dönüşüm yapılmaktadır. Bu işlem yapılırken aracın Lambda sondası ve diğer sensörleri devreden çıkartılmakta, araç aynen karbüratörlü bir araç gibi çalıştırılmaktadır. Bu işlemler zaman içerisinde aracın elektronik kontrol ünitesine (ECU yani beynine) zarar vermekte ve büyük masraflara yol açarak hem ülke ekonomisini olumsuz yönde etkilemekte hem de LPG dönüşümlerine karşı kamu nezdinde olumsuz yaklaşımlara sebebiyet vermektedir.
Akü çıkartıldığında geçici bir sıfırlama işlemi gerçekleşir. Ancak arıza gösterge lambası emisyon veya ilgili alt sistemlere ait aksamlarda bir arıza olduğunda yanar ve elektronik kontrol ünitesi (ECU) arızayı belirleyene kadar yanar. Arıza gösterge lambası (Motor kontrol lambası ya da MIL) yanmışsa, lambanın yanmasına sebep olan tüm elektro-mekanik problemlerin giderilmesi gerekir. Bu lamba yanıyorken aracın kullanılmaya devam edilmesi aracın sürüş sisteminde kalıcı bir hasara yol açabilir ve bu durum yakıt tüketimini ve sürüşü olumsuz etkiler.
Sonuç olarak; herhangi bir sensörün devre dışı kalması veya motor çalışırken fabrikada programlanan değerlerin ölçülememesi durumunda ECU ünitesine hata ve arıza sinyalleri gönderilmektedir. Bu hataların zaman içerisinde ECU hafızasına depolanması çok tehlikelidir. ECU bir microchip olup, imalat esnasında programlanmaktadır. Hata ve arızaların depolanması ECU’yu işlemez hale getirir ve aracın benzinle çalıştırılmasını imkânsız hale getirebilir. Arıza ancak yeni bir ECU takılarak giderilebilir. Bundan dolayı enjeksiyonlu araçların LPG’ ye dönüşümünde ECU’ya hiç bir şekilde hata veya arıza sinyali gitmemelidir. Genellikle uygun cihazlarla dönüşüm yapılmayan enjeksiyonlu araçlarda; Lambda (O2) sensörü, enjektör arıza sinyalı, motor kontrol sinyali, pompa arıza sinyali gibi hata sinyalleri alınmaktadır. Piyasada yapılan uygulamalarda bu hatalar bazı röleler kullanılarak giderilmeye çalışılmaktadır veya önemli değil bir şey olmaz mantığıyla durum geçiştirilmektedir. Burada en önemli sensör Lambda sensörüdür. Çünkü diğer bütün sensörler bu sensör tarafından yapılan analizlere bağımlıdır. Hava-yakıt karışımı stokiyometrik değerlerin altında veya üzerinde olduğu zaman bu durum sensör tarafından algılanarak geri beslenme sinyali üretilir. Bu sinyal elektronik kontrol ünitesi tarafından değerlendirilerek uygun yakıt hava karışımı için gerekli düzenleme yapılır. Lambda sensörü araç LPG ile çalıştığı zaman değişik değerler ölçer. Yani kısaca ECU’ya hata değerleri vermeye başlar. Ayrıca, motor LPG ile çalışıp benzine döndükten sonra da doğru oranları bulmak için Lambda zorlanır. Hatta araçlarda eski değerler hiç yakalanamayabilir ve motorun benzinle kötü çalışmasına veya hiç çalışmamasına neden olur.
Dr. Abdullah DEMİR
Arabam 1996 ford escort 1.8 cl sıralı sistem voltran marka lpg mevcut.
Sorum şu arabamda normal şartlarda benzinde iken çok geç calışıyor calışınca rolantisinde ve ya herhangi bir yerinde kusur yok bunu neden yapabilir,birde lpg ye geçiş yapmıyordu servise gittim ısı sensörü bozuk dedi küçük bir parça taktı sonra normale döndü ama şimdi yine aynı sorun olacak mış gibi benzinden gaza gecince atlama yapıyor gaz göstergesi hızlı hızlı bi benzin bir gaz yapıyor ve tabiki arabada yığılma oluyor.Benzine çevirince hemen toparlıyor kendini.
Herhangibir fikriniz varsa cevap bekliyorum sizden
Teşekkür ederim
Arabamda yukarıda yazdığım gibi benzinden gaza geçtiğinde atlama yapıyor demiştim,
Bu atlama sırasında ön taraftan çıt çıt çıt diye her atlamada ses geliyor.Acaba ses lpg beyninde bir arıza var da ondan mı geliyor.
Tesekkürler , iyi günler.
Yorum gönder