ARKADAŞINA GÖNDER
Toyota Corona 2.0 GLi Apex
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

TEST MERKEZİ

Toyota Corona 2.0 GLi Apex

24.09.2013 Salı
TOYOTA CORONA 2.0 GLİ APEX

13 Eylül 1993 tarihli otohaber Dergisi’nin test konuğu Toyota Corona 2.0 Gli Apex idi.

Testimizi dönemin anlatımıyla sizlere aktarıyoruz.

"Ünlü Macar besteci Franz Liszt'in yapıtları, icra edilmesi bile neredeyse imkansız ürünlerdir.Birçok müzisyen bu etiketi kabul etmek istemez. Ama gerçek olan şudur: Liszt, piyanosunun başına geçerek, bu yapıtları seslendirmiş, deyim yerindeyse kendisiyle rekabet etmiştir.

'nın otomotiv sektöründeki devamlı başarıları bize ister istemez bu ünlü besteciyi hatırlatıyor. Gerçekten de Toyota son yıllarda adeta kendisiyle bir yarışa girişti. Lexus modelinin inanılmaz yükselişi,Camry modelinin piyasalarda büyük bir talep ile karşılanması, Toyota MR 2 ve Supra'nın spor ler katagorisinde başa güreşmesi, bu inanılmaz hırs ve rekabetin sonuçlarıdır. Türkiye'de de Corolla ve Corona modellerine olan talebin hızla arttığı gözleniyor.

Biz de bu hafta sizlere Toyota'nın başarılı modellerinden biri olan 2.0 GLi Apex'i test ettik. Üstelik bu test, öyle şehir içinde yapılanlara pek benzemiyor. Tam 1000 kilometre mesafe katedilerek yapılan bir uzun yol testi bu. Büyük bir dikkat ve keyiflye okuyacağınızı umuyoruz.

Sıcak bir Eylül sabahı Sapanca Gölü istikametinde uzun yol testine çıktığımız 2.0 GLi Apex, Corona serisinin en lüks olanı ve full aksesuara sahip. 1000 kilometrelik yolculuğumuz boyunca otoyollarından köy yollarına, ortalarından dereler geçen orman yollarından virajlı dağ yollarına girmediğimiz yol kalmadı. İşte sonuçları...

Corona 2.0 GLi Apex'in performansı 1000 rakımlı dağlarda da, deniz seviyesinde de geçerli performansı verdi. Test sırasında hava koşulları da oldukça değişkendi. Corona GLi Apex, 2.0 litrelik ( 1998 cm3), 4 silindirli, düz sıra tipli, üstten direkt basmalı, çift egzantrikli ve 16 subaplı bir motora sahip. Uzun yolda sergilediği performans etkileyici. Corona'nın bir 4 kapılı sedan olduğunu da hatırlayacak olurksak, performans verileri çok başarılı. 0-100 kilometre akselerasyon testini 9 saniye olarak belirledil. 0-400 metre track testi ise 18 saniye. Motor 5600 devir/dakika'da 126 beygirlik bir güç vermekte. Uzun yıllar boyu yüksek performanslı otomobiller ve motorlar kullanan bir kişi olarak Corona'nın vakur ve ciddi yapısının ardındaki performansın birçok spor otomobili kıskandıracak kapasitede olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Otomobil her viteste canlı ve atağa kalkmaya hazır durumda. Vites geçişi veya vites aralıkları pürüzsüz. Vites oranları da çok uyumlu.

Corona'nın son hızı 200 kilometrenin üzerinde.Bilgisayar kontrollü yakıt enjeksiyon sistemi Corolla'nın kalbi. Bu kalp değişik hızlardaki yakıt gereksinimini otomatik olarak ayarlıyor.

Supap yüzeyleri genişletilmiş, 16 supapın da güzel bir harmoni içinde çalışmasıyla daha az yakıt sarfiyatı sağlanıyor.

Corona'nın değişik yol satıhlarında sergilediği performansı test ettik. Corona 2.0 GLi Apex'in performansı kadar yol tutuşu da etkileyici.Öncelikle asfalt zeminli yollarda yüksek süratlarde savrulmasını hissetmeye çalıştık, bu kısımda tüm verile bizden olumlu not aldı.Corona asfalt zemine adeta yapışarak süratl yol alıyor. Yine asfalt "U" turnlere hızla girildiğinde otomobil dengeli olarak viraja giriyor ve savrulma minimal bir düzeyde kalıyor. Viraj sonrası ağırlık nakli minimal olmasına rağmen, direksiyon doğal olarak kendini toparlıyor. Sert ve uzun virajlar direksiyona yapılan ufak bir müdahale ile mükemmel şekilde alınabiliyor. Yolun zeminindeki en ufak bir değişiklikte Corona, yol tutuş kontrolünden pek bir şey kaybetmiyor. Toprak parkurlarda ( tipik ralli toprak etaplarından birinde) Corona GLi Apex ile uzun süre maksimum güce yaklaştık. Değişik bir satıhta, bu tür kullanım için özel bir gayret sarfetmemiz gerekmedi. Amacım Toyota'nın tüm diğer iyi verilerine karşın yol tutuşunun da etkileyici olup olmadığını anlamaktı. Toprak zemindeki hafif ve kontrollü savrulmalar sonunda tüm virajları çok güvenli şekilde aldık. Üzerinde durmakta yarar gördüğüm bir konu var. Bu da, Corona'nın toprak zeminde viraj içine iyice çekildiğinde,hatta santifüj kuvvetinin başladığı, kritik olan ön tarafı biraz daha fazla viraj içine çekildiğinde otomobilin adeta uçarcasına bir virajdan diğerine koşması. Viraj öncesi ve sonrası vitesler sorun yaratmadan küçültülüp büyütülebiliyor.

Yazımı tekrar okurken farkına vardım ki, ben 4 kapılı bir sedan testinen gerçekleştiriyorum, bir ralli otomobilini değil. Dağ yollarının asfalt zeminlerinde hızla ilerleyen Corona'nın tekerlekleri, az rastlanan, fakat birçok otomobilin nefretle karşıladığı ve olumsuz tepki verdiği tümsekli virajlarda, asfalttan bir an için kurtulmasına rağmen, sonradan tekrar yola tüm gücü ile yapışıyor.

Corona GLi Apex'e yandan baktığınızda aerodinamik temelleri doğanın bir parçası olan su damlacığını anımsatır. Burada asıl işlev, otomobilin altından geçen havanın minimunda tutulup ( normal yol şartları için) , otomobilin ön kısmı yere doğru eğik hale getirilerek ön taraftaki sürtünmenin minimuma indirilmesi. Pencere kenarları yuvarlatılıp, hava akımını daha kolay bir hale getirilmekte. Otomobilin arka bölümü ön bölümüne oranla biraz daha yükseltilerek ve arka kısım adeta düzleştirilerek otomobilin yardığı havanın vakumundan faydalanılır. Bütün bu modern dizayn çalımalarının sorunucunda Corona 2.0 GLi Apex'in 0.31 sürtünme katsayısı ortaya çıkmış.

Bütün bunlar beni üniversite dönemime aldı götürdü. Mühendislik derslerinde hesapları ve modeller üzerindeki ufacık bir parçanın rüzgar tünelindeki şaşırtıcı sonuçlarını dahice kullanan arkadaşların çıkardığı model test sonuçları artık "hakikat" olarak karşıma dikilmişti.

2000'li yıllara girerken tüm otomobiller birbirine benzemeye başladı. En önemli ortak yanları hemen hepsinin CAD dizaynının ( Bilgisayar Destekli Çizim ) ürünü olması. Buarada amaç, rüzgar sürtünme katsayısını dizaynın imkan verdiği oranta tutabilmek ve rüzgarın itişinden faydalanmak. Dolayısıyla sürtünme katsayısı 0.31 gibi şaşırtıcı bir rakama sahip olan otomobilin hiçbir yönden gelen rüzgardan ciddi boyutlarda etkilenmemesi de tabii olacaktır. CAD sistem, model boyutlarını ,azami ve asgari etkilenme kat sayılarını, otomobilin çeşitli zemin ve hava şartlarındaki yere basma oranlarını değişik boyutlarda otomobil üreticilerine sunmak ve mükemmel bir dizayn elde etmek için gerekli tek yol.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki, Corona'nın yol tutuş performansı 4 kapılı bir otomobil için her zemin şartında oldukça tatminkar.

Corona 2.0 GLi Apex'in her noktası, uzun bir çalışmayı ve bilgi birikimini gözler önüne sermekte. Otomobilin içinde herşeyden faydalanılmış. Öncelikle şoför mahalli çok iyi düzenlenmiş. Koltuk ayarları son derece rahatlıkla farkedilip, kullanılabilecek yerlere yerleştirilmiş. Toyota Corona dizayn mühendisleri meşhur yatay su damlacığından o kdar etkilenmişler ki, otomobilin dışı haricinde de bu damlacığa yer vermişler. Örneğin koltuk ayar düğmelerinden biri bu şekilde.

Direksiyonu hidrolik. Ayrıca kremayer sistemli ve 3.2'lik bir dönme turuna sahip. Bu sayede otomobil adeta olduğu yerde dönüyor. İki kaldırım arasında 5.1 metrelik bir mesafede rahatlıkla dönebiliyor. Direksiyonun bir başka özelliği de aşağı ve yukarı hareketli olması. Ön tablodaki saatler oldukça iri, yani görülmesi çok kolay. Ön dashboard'a dikkatle bakarsanız, teknolojinin bize sunduğu en büyük nimetlerden biri olan ergonomiyi daha rahat görürsünüz. Orta konsol yine oldukça sade. Havalandırma ve klima üfleme delikleri cömert boyutlarda. İçinde oturanı her hava şartında tatmin edebilecek bir görünüm sergiliyor. El freninin kullanılması çok rahat ve kolay bir konumda ( Toyota MR 2 de aynı noktada olsa diye düşünmekten kendimi alamadım) . Vites koluna anlamlı ve akılcı bir açı verilerek optimum rahatlık sağlanmış. Corona 2.0 GLi Apex'in iç kapı kolları ergonomik,cam kontrol düğmeleri, merkezi kilit sistemi ve dış sağ ve sol ayna kontrol düğmeleri adeta bir televizyonun remot kontrolü gibi ele oturmakta. Orta konsol kutusu ufak eşyalar için çok kullanışlı. Corona'nın sigorta kutusu ise motor kaputunu açma mandalının hemen yanında.

Koltuklar "matching interior" denilen kumaştan ve otomobilin dış rengine uyan çağdaş bir desene sahip. Tabii bilgisayar teknolojisinin bir ürünü olan renk scanner'leri otomobilin dış zeminini hedef renk olarak tutup,çeşitli karışım numuneleri yaparak dizaynırlara sunmaktalar. Bu karışımların tüm verileri, ana renk ile uyum sağlayıp sağlamadığı spectrometrik olarak ölçülerek değerlendiriliyor.

Koltuklar rahat ve insanı adeta kavrıyor. Koltuk üç yönlü olarak ayarlanabiliyor. Arka koltukların ayak mesafeleri geniş ve çok rahat. Yine arka koltuktaki kol dayama kısmı uzun. Bu koltuklar yatırılarak bagaj kısmının daha da büyümesi sağlanıyor. Aslında buna hiç gerek yok, çünkü bagaj zaten son derece büyük ve kullanışlı. 545 litrelik bir hacime sahip. Kontak anahtarının gece kullanımı için de bazı şeyler düşünülmüş. Gece karanlığında otomobile binildikten birkaç saniye sonra yeşil ışık sağlayan bir sisteme sahip.

Corona'yı kullanmak çok kolay ve zevkli. Ancak bu tip otomobillerle geri manevra yaparken, özellikle arka tarafının kalkık olmasından dolayı görüş açınız azalabiliyor. Arka paçalıkları kaldırma sürtme ihtimaliniz çok yüksek.

Toyota Corona GLi Apex'in diğer Corona modellerine kıyasla en değişik yanı frenlerinin ABS sistemi ile donatılmış olması. 100 kilometre hızla seyrederken yaptığımız fren testlerindeki ortalama sonuç 40 metre ve durma süresi 3.4 saniye. Frenlerin ön disk, arkaları ise kampana. Corona Apex'in ABS sistemi etkili ve güvenli.

Toyota Corona GLi Apex'de ABS, renkli cam, deri direksiyon,merkezi kilit standart aksesuarlar arasında. Apex,Corona'nın prestij moeli olduğu için full aksesuarlı ve bu aksesuarların birçoğu karşımıza konfora direkt olarak bağlı olarak çıkıyor.

Koltuklar son derece rahat, ayarları yeterli. Havalandırma son derece etkili, kalorifer ve klima sisteminin kullanımı son derece kolay ve etkili. Arka koltuklarda emniyet kemer sistemi etkili ve kullanışlı.

Direksiyon, vites ve koltuk üçgeni arasındaki açılar ve mesafeler her ölçüdeki insanı rahat ettirebilecek şekilde. Negatif yönü, devrin artmasıyla takribi 3000 devir/dakikadan sonra motor sesinin belirgin olarak duyulması.

Motor hızına duyarlı direksiyon çok rahat, standart olarak gelen 4 hoperlörlü stereo sistemi aksesuar paketi ile sunulmuş. Kapı içlerinde yan darbelere karşı korunmayı sağlayan özel çelik bar takviyeleri bulunuyor. Bozuk satıhlarıda biraz sert bir kullanım sunmasına rağmen genel amaçlı kullanım için son derece rahat bir otomobil.

Üstü açılabilir tavanı kontrol eden düğmeler kolay erişilebilir yerde. Üstü açılabilir tavan füme transparan bir yapıya sahip ve sürgülü halde tasarlanmış. Tavan döşeme parçası ile kapatılabiliyor. Otomobilin boyası kaliteli, gövdesi ise galvaniz çelikten imal edilmi."


BİZE ULAŞIN