ARKADAŞINA GÖNDER
Opel Astra 1.4
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

TEST MERKEZİ

Opel Astra 1.4

07.10.2013 Pazartesi
OPEL ASTRA 1.4

27 Eylül 1993 tarihli otohaber Dergisi’nin test konuğu Opel Astra 1.4 idi.

Testimizi dönemin anlatımıyla sizlere aktarıyoruz.

"Yol testi sayfalarımızın bu haftaki misafiri , fanatiği olan bir mesai arkadaşımızın 1.4 marka i. Henüz 12 bin kilometrede ve ailesinin en küçük üyesi olan Astra son derece zarif, ince bir görünüme sahip. İç tasarımı ise oldukça ergonomik. Otomobilin iç ön göğsü'yle başlayıp, ön yan kapıların döşemesi ile devam eden , daha sonra da arka kapı döşemeleri ve arka koltukta biten ergonomik çizgi harmonisi içine gireni kavrıyor. Bu zerafete ön konsol tasarımı da katılınca ortaya çıkan tablo etkileyici. Kısacası Astra'nın iyi bir işçilik ve çalışmanın ürünü olduğunu anlamak pek de zor değil. Opel'in dış çizgileri bir "EuroWayne" eseri. Bilindiği gibi Wayne Cherry, General Motors'un Avrupa'daki dizayn şefi ve Opel otomobillerinin (Omega,Vectra,Calibra ve Astra) yaratıcısı olan mühendis.

Test otomobilimizin sürtünme kat sayısı 0.32. Dolayısıyla Opel mühendisleri aerodinamik bakımdan arzu edilen rakama ulaşmışlar.

Geniş tavanı ve geniş cam alanı, Opel Astra 1.4'ün dizaynındaki olumlu noktalar arasında sayılabilir. "U" şeklindeki tamponları, geniş ve gövdeyi saran stop lambaları ve yan tarafı da saran ön sinyal lambaları Astra için olduğu kadar diğer araçlar için de büyük bir avantaj oluşturuyor. Arka çamurluklardaki dahiyane çizgiler, Astra'ya dinamik bir yapı kazandırmış. Bu yönüyle, 2000'li yılların computer destekli dizaynlarına sahip olan ve birbirlerine adeta ikiz gibi benzeyen otomobillerden ayrılıyor.

Opel'in en büyük özelliklerinden biri çevreci oluşu. Astra 1.4'te bundan nasibini fazlasıyla almış. Otomobilde kullanılan parçaların büyük bölümü daha sonra endüstriye tekrar kazandırılabiliyor.

Opel Astra 1.4'ün ekonomik motoru 4 silindirli, 1388 cm3 hacminde ve 5200 devir dakikada 75 beygir güç veriyor. Astra 1.4'ün 0-100 kilometre akselerasyonunu 15 saniye olarak belirledik. Araç, 400 metrelik test parkurunuysa 20.1 saniyede tamamladık.

Ufak motorlu otomobillerde en fazla merak ettiğim konu, otomobilin sabit hızda yol alırken, ne kadar zamanda diğer bir hıza erişebileceği. Bu, hızlı otomobiller için pek önemli olmasa bile 4 kapılı aile sedanları için çok önemlidir. Bu tip otomobili satın alanların yarış parkurlarında, zamana karşı koşacak halleri yok. Ancak şurası da bir gerçek ki, içi dolu haldeyken mutlaka bir otomobili sollamak durumunda kalacaklardır. İşte benim üzerinde titizlikle durduğum konu burada ön plana çıkıyor. Kullandıkları otomobilin motoru, bu sollama sırasında tam anlamıyla bir performans sergileyebilecek mi? Yoksa yetersiz mi kalacak? Opel Astra 1.4, bu kuşkuların tümünü gösterdiği olumlu performansla boşa çıkardı. 50-115 kilometre arası akselerasyonu 15.6 saniye, 50 kilometreden 80 kilometreye kadar olan akselerasyonu ise 15.1 saniye.

Astra ailesinin en ufak temsilcisi olan 1.4'ün performansı gayet tatminkar. Vites aralıkları uzun ve direksiyon diğer Astra modellerine göre biraz ağır.Daha çok gençlerin ve kadınların gözdesi olmasına rağmen direksiyon turu da oldukça fazla.

Otomobilin en ilginç kısmı distribütörünün konumu. Distribütör pek çok otomobildekinin aksine yere paralel olarak duruyor.

Her otomobil değişik yol satıhlarında farklı bir yol tutuş sergiler. Opel Astra 1.4'ün farklı satıhlardaki yol tutuşunu test etmek için, kendisini her zamanki gibi farklı parkurlara götürdük. Asfalt etaplardaki yol tutuşu oldukça iyiydi. Astra 1.4 bunu süspansiyon geometrisine borçlu. Astra'nın ön süspansiyon sistemi Vectra'ya benziyor. Bu sistem de MacPherson tipi.

Opel mühendislerinin Astra'da kalite ve pasif güvenlikle ilgili kısımlar üzerine hassasiyetle eğilmişler. Otomobilin bükülme sertliği yüzde 38 oranında arttırılarak, çarpma sonucu meydana gelecek kazalarda araç içindeki kişilere gelecek zarar minimum hale getirilmiş. Opel'in gözardı edilemeyecek özelliklerinden biri de sağlamlığı. Astra'nın ön düzeni bu sağlamlık faktörlerinden de nasibini almış. Öndeki yumuşak ve katlanabilir kısımlar, çarpma esnasındaki darbeyi absorbe etmek üzere dizayn edilmiş. Astra'da taban güçlendirilmiş ve tabandaki tünel kısmı da takviye edilierek aracın güvenliği öncelikli amaç olarak düşünülmüş. Bütün bu gelişmeler, özellikle virajlarda kendini gösteriyor. Sert süspansiyon bükülme sertliği az olan bir taban ile birleşerek güzel bir yol tutuş ortaya çıkarmış. Araçtaki güvenlik unsurları bunlarla kalmıyor. Kapı içleri takviye edilerek, yandan gelecek darbelere karşı güçlendirilmiş durumda.

Bozuk yollardaki testlerimizde sert süspansiyonun rahatsız bir kullanım sergilediğini gördük. Ancak bu, otomobilin yol tutuş kalitesini kesinlikle etkilemedi. Yol tutuş tozlu yolda, maksimum limitinde dahi kontrol altında idi.

Opel Astra'nın kritik noktalarındaki sağlamlığı ve can güvenliği için daha kalın sac kullanıldığını fark etmek, Opel mühendislerinin insan hayatına karşı ne kadar duyarlı olduklarının da somut bir göstergesiydi. Astra 1.4'ü kullanmak kolay. Ancak burada, direksiyonunun ağırlığı bir kere daha gündeme geliyor. Astra'nın pek çok versiyonunda hidrolik direksiyon bulunurken, test otomobilimiz bu avantajdan mahrum kalmış.

Silecek ve sinyal kolları ergonominin en iyi örneklerinden ve kullanılmaları çok kolay.

Şehir içindeki kullanımda Astra'nın her köşesini rahatça görmek mümkün. Geri geri yapılan manevralarda size engel olabilecek hiçbir şey yok. Ön koltuk kafalıklarının içleri olmadığından önde ve arkada oturanlar, görüş açısı konusunda bir sıkıntı yaşamıyorlar. Arka dikiz aynasının ön cama yapıştırılmış olması görüş alanını daraltan bir faktör.

Astra 1.4'ün uzun yolda kullanımı oldukça rahat. Pedal kutusu biraz garip ve bundan dolayı özellikle debriyaj pedalı hafifçe sağa ve sola oynamakta. Test sırasında, yer yer vites kolundan gelen belli belirsiz bir sese de rastladık.

Koltuklarının şekli ve kenarlarının ekstra beslenmiş olarak döşenmesinden dolayı oturan kendini bu koltukların avucu içinde hissediyor. Emniyet kemerlerinin yükseklik ayarları, koltuğa oturan kişinin ölçülerine göre değişebiliyor.

Astra'nın iç tasarımının inanılmaz bir ergonomi uyumu oluşturduğunu yazımızın başında belirtmiştik. Ön konsolda yer alan büyük ve kullanımı kolay kalorifer düğmeleri ile bu konsola uyan Grundig radyosu görüntüyü tamamlıyor. Yine bu kısımdaki geniş saatler ve büyük kontrol düğmeleri kolay kullanım için düşünülmüş pozitif bulgular olarak nitelenebilir.

Ön koltuk ayarları rahat. Ön ve arka koltuklardaki ayak koyma kısmı da öyle. Otomobilin içindeki havalandırma delikleri, cömertlikle estetiğin ilginç bir beraberliğini oluşturuyor.

Bagaj oldukça büyük bir hacme sahip. Arka koltuklar yatıralarak bu hacim daha da arttırılabiliyor. Koltuk döşemeleri dış boyaya uygun ve temizlenmesi oldukça uygun bir kumaştan.

Dış sağ ve sol ayna ayarlarının el ile yapılmasına rağmen, ayar düğmesinin bile ergonomik oluşu, bizi hayrete düşürmedi dersek yalan olur.

Arka koltuktaki kol dayama kısmı Astra 1.4'ün konforuna eklenecek lehte birer puan olarak kayıtlarımıza geçti. Artı hanesine arkadaki emniyet kemerlerini eklemek de mümkün.

Opel Astra 1.4'ün ön frenleri disk, arka frenleri kampana. 100 kilometre hızla giderken yaptığımız fren testinde, frene bastığımız andan 48 metre sonra durduk. Zaman dilimi olarak 5 saniye rakamı computerimizin ekranına yansıdı.

Opel Astra 1.4, iç ve dış görünüş açısından oldukça estetik. Test puanlamamızda tam puana ulaşan performansıyla ve çok iyi denebilecek yol tutuşuyla dinamik, sağlam ve ekonomik bir otomobil."