ARKADAŞINA GÖNDER
BMW 316i
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

TEST MERKEZİ

BMW 316i

25.11.2013 Pazartesi
BMW 316İ

15 Kasım 1993 tarihli otohaber Dergisi’nin test konuğu BMW 316i idi.

Testimizi dönemin anlatımıyla aktarıyoruz:

Performans

316i, "3" serisinin en küçük hacimli motora sahip bireyi. 4 silindirli motoru 1596 cm3 hacminde ve 5500 devir/dakikada 102 beygirlik bir gücü lastiklere aktarıyor. Torku 150 Nm 3900 devir/dakikada. Komprasyon oranı ise, 9.7. BMW'nin yeni 1.6 ve 1.8 litrelik motorları, ileri teknolojinin bir ürünü. Yeni motorların torku, eskiye oranla biraz daha arttırılmış ve motor daha sessiz olarak çalışıyor. Buna ilave olarak benzin tüketimi de daha azalmış.

BMW'nin 0-100 kilometre akselerasyon testi, pistin ıslak olmasın rağmen 13.5 saniye olarak belirlendi. 1'inci ve 2'nci vites aralıkları kısa. 3'üncü ve 4'üncü vites aralıkları ise uzun. 'nin vites kolu, daha önceki yıllarda olduğu gibi küçük ve vites aralarından geçişi pürüzsüz. 5'inci vites oranın 1:1 olması ise, in daha sessiz yol alıp, daha az benzin tüketmesini sağlıyor. BMW 316i, son hız testinde, yol yüzeyinin ıslak ve rüzgarız zaman zaman sert olarak 45 derecelik bir açıdan esmesine rağmen, 205 kilometreye ulaştı. 200'lü kilometreler dahi, motor sesi diye bir şey kabin içine sızmadı.

Düz yüzeylerde gerçekleşen son hız testlerinde, otomobilin yüksek hızlarda yol tutuşu, yol yüzeyinde meydana gelen lastik sesini kabin içine iletip iletmediği, otomobilin rüzgara karşı olan direnci ve rüzgarın meydana getirdiği sesin kabine erişip erişmediği saptanırken, bu BMW ailesinin en küçük bireyinin tüm verilere verdiği olumlu cevap da, bizi asla şaşırtmadı.

Pist akselerasyon testleri sırasında, ekip kronometrelerini ve son hazırlıklarını yaparken, telsizden gelen "Hazırız" mesajını aldık. Böylece, otomobile bağlı olan performans kompüterini çalıştırarak ölçümlere başladık. Havanın pist yüzeyini olumsuz olarak etkilemesi ve lastik sıcaklıklarının, hava şartlarından dolayı ideal rakamların dışında olmasını da hesaba katarak, tekrar harekete geçirdik.

Test sonuçları sonunda, arkadaşlarımızı da yağmur haline dönen sulu kar altındaki pist üzerinden alarak, servis minibüsünde sıcak kahvelerimizi yudumlamaya başladık. Biraz sonra, yağmur durdu ve az da olsa güneş yüzünü gösterdi. Biz de testlerimizin geri kalan bölümüne devam etmek için, tekrar piste döndük.

Pist üzerinde 400 metrelik bir parkur belirleyerek ölçüme başladık. Veriler, 0-400 metrede 19.2, 0-1 kilometrede ise 35 saniyeydi.

Yol Tutuş

BMW ile ilk ciddi tanışmam, 2002 modeli ile 1970'li yıllarda Avusturya'da oldu. Yerel 2 ralliye katıldığımız 2002, küçük gövdesi ve o zamanların en güçlü motorlarından biri olan 2000 cm3 hacimli motoru ile muhteşem bir performans vermişti. Buna karşın, özellikle Alpina veya diğer Tune-up şirketleri tarafından modifiye edilenleri yolda tutabilmek, büyük başarı idi. Yerinde duramayan bu küçük canavarı yolda tutabilirseniz, zaten yarışta da dereceye girebiliyordunuz. Dolayısı ile yol tutuşu bir hayli problemdi idi. 1980'li yılların ortalarında, yeni kasa ve 4 kapılı BMW'ler eski modellere oranla karşılaştırılamayacak kadar güzel bir yol tutuşa sahip olarak, dünya piyasalarına sunuldu. Süspansiyon sistemi tümü ile yenilenen bu BMW'lerin, yol tutuşları ve performansları rafine bir hale getirilerek rahat, güvenli ve hızlı bir kasa yaratılmıştı. Test ettiğimiz BMW 316i, ıslak pist zemininde sergilediği performansla, pistteki görevli olan herkesi, ama özellikle de beni büyüledi. Hatta birçok yarış otomobilinin süspansiyon sistemine imza atan Gordon dahi, BMW'nin yol performansı karşısında oldukça şaşırmıştı.

BMW 316i havalı bir direksiyona sahip olması dolayısı ile kullananı yormuyor. Sadece yüksek hızlarda, direksiyonun yolu tutuş hissi biraz azalmakta.

"U" ve "S" virajları seri ve güvenli olarak alan 316i'nin büyüleyici yol tutuşu ve ağırlık nakli çok dengeli olarak gerçekleşiyor. Ön süspansiyonda bulunan anti-rollbarlar ise, otomobilin yol tutuşunu olumlu olarak etkiliyor. Bu arada, arka süspansiyonda bulunan çift track-control kolu da, sistemin harmoni içinde çalışmasını sağlamakta.

Her çeşit hızda güvenli bir yol tutuş ve her virajda dengeli bir performans veren BMW 316i'nin, arkadan çekişli olmasından dolayı, otomobilin arka kısmında beklediğim savrulma, pistte defalarca dönmeme rağmen kesinlikle olmadı. Ama sert virajlarda, önden çekişli otomobillerin zaafı olan, çok az bir under-steer vermesi dikkat çekiciydi.

Kullanım

BMW 316i, kullanımı son derece rahat ve kolay bir otomobil. Havalı direksiyonu , her hızda çok kolay manevra olanağı sağlayabiliyor. Direksiyon turu 3.4 ve iki kaldırım arası dönüşü 9.4 metre. Otomobilin dış görünümü, dinamik temelin estetik yapı ile özdeşmesi sonucu bir araya gelen, çekici bir tasarıma sahip.

BMW 316i'nin iç tasarımı ergonomik ve yumuşak çizgilere sahip. Tüm iç hacim dikkatlice değerlendirilmiş. Otomobilin kullanımı insana büyük bir zevk veriyor. Dashboard veya ön paneldeki göstergeler okunaklı ve otomobil ile ilgili her tür detayı buradan takip edilebiliyor. Total kilometreyi gösteren bölüm ile trip kilometre kısmı dijital olarak ekrana yansımış. Servis, ikaz LED'ler ile belirlenerek kullanıcıya sunulmuş. Yakıt tüketim saati de analog olarak kullanılmış ve 100 kilometredeki yakıt tüketimini gösteriyor. Koltuk ayarları, yukarı aşağı, sağa sola ve sırt ayarı olarak, çok yönlü ayarlanabilmekte.

Aynalar elektrikle kontrol ediliyor. Emniyet kemerleri yükseklik ayarlı. Direksiyonda bulunan Airbag sistemi de, güvenlik açısından önemli bir faktör oluşturuyor. BMW'nin en görkemli kısımlarından biri de havalandırma. Kalorifer bölümü cömertçe tasarlanmış. Hava kanalları, havayı otomobil içinde en uç köşelere kadar sirküle edebilmekteler. Dış sıcaklığı ölçen termometre, son derece hassas ve estetik. Dijital saat ve diğer ayarlar da , yine bu kısımda bulunuyor. Birinci sınıf bir kabine sahip olmasına rağmen, arka koltuk ayak koyma kısmı biraz dar. Arka bagaj açılımı da dar sayılır. Ama içi son derece rahat.

Frenlerin tüm yüzeylerde gösterdiği antilock performansı, otomobilin dengesini kesinlikle bozmuyor. Yol tutuşunun bu denli güzel olması, beni özellikle bu kısımda daha fazla zaman harcamaya sürükledi. 50:50 ağırlık dağılımı ve ağırlık merkezinin hemen hemen otomobilin orta noktasına çok yakın olmasının da, bu yol tutuşa katkısı çok fazla.

Yazı:Cem Sever


BİZE ULAŞIN