ARKADAŞINA GÖNDER
Haftanın Testi: MINI Cooper
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

TEST MERKEZİ

Haftanın Testi: MINI Cooper

14.08.2014 Perşembe
HAFTANIN TESTİ: MINI COOPER

Mini’nin önlenemeyen büyümesiyle karşı karşıyayız. Böyle giderse, birkaç nesil sonra Mini’yi kompakt sınıftaki otomobillerle kıyaslıyor olacağız. Mini’nin boyut değişimi, sadece ebatlarıyla sınırlı değil; yeni motor seçenekleriyle de dikkat çekiyor.

Tamamen yenilenen Mini, sanki botoks yapılmış gibi daha dolgun ve gergin bir yüze kavuşmuş. Yeni Mini artık o kadar da minik değil! Otomobil, selefinden 98 mm daha uzun. Önceki nesle göre 44 mm genişleyen otomobilin yüksekliği 7 mm artarken, iz mesafesi de önde 42, arkada ise 34 mm arttırılmış. Bu sayede yaşam alanı genişletilmiş. Bagaj hacmi de 51 litrelik artışla 211 litreye ulaşmış. Rakipleri arasındaki Audi A1'in 270 litrelik bagaj hacminin hala çok gerisinde kalsa da bunun sebebi olarak A1'in 134 mm daha uzun olmasını gösterebiliriz. Yeri gelmişken, yeni Mini'nin dingil mesafesinin ise A1'e göre 25 mm daha uzun olduğunu belirtmeliyiz.
Mini'nin yeni boyutları, kabin içerisindeki yaşam alanının daha cömert olmasını sağlamış. Kabin içerisindeki malzeme kalitesine baktığımızda orta konsolun daha kaliteli hissettirdiğini görüyoruz. Özellikle orta konsoldaki düğmelerin plastik kalitesinde epey ilerleme kaydedildiği görülüyor. Düğmelerin üzerindeki kaplamalarda da daha özenli işçilik kullanıldığı fark ediliyor. Baş mesafesinin biraz artmış olması arka koltuklara geçişin daha kolay olmasına yaramamış. Arka koltuklara oturunca camların altında da plastik kalitesinin ön bölümün bir hayli gerisinde kaldığını görüyoruz. Kalite hissinin azaldığı bir diğer nokta da, selef modeldeki krom çerçeveli anahtardan vazgeçilmiş olması. Yeni anahtar daha düşük bir kalite hissi uyandırıyor.
Motoru çalıştırmak için selefinde olduğu gibi anahtarı orta konsolda bir yuvaya sokup sonra da yanındaki start tuşuna basmak gerekmiyor. Artık anahtarı cebinizden çıkartmadan motor çalıştırılabiliyor. Havalandırma kontrolleri altındaki şalterlerin tam ortasında, motoru çalıştırmak için kırmızı renkli bir şalter eklenmiş. Mini ailesinin motor seçenekleri de yenilendi. Cooper logolu Mini'ler önceki nesilde 1,6 lt 122 HP'lik, atmosferik 4 silindirli motora sahipti. Şimdi ise test aracımızda olduğu gibi 1,5 lt 136 HP'lik, 3 silindirli, turbo benzinli motor kullanılıyor. Atmosferik 1,6 lt'ye göre 70 Nm artan maksimum torka 1250 d/d'de ulaşan 1,5 lt motor alt devirlerde çok daha canlı. Ancak bu motorun biraz daha gürültülü ve sarsıntılı çalıştığını söylemeliyiz. Performans verilerine baktığımızda bir önceki nesil Mini Cooper'ın 10,41 sn'lik test verisine göre, 1,5 lt'nin 0-100 km/s hızlanması 8,2 sn gibi çok daha iyi bir değere ulaşmış. Keza yeni Mini'nin 4,7 sn ve 5,3 sn'lik esneklik verileri de büyük gelişme gösteriyor.
Yakıt tüketimine baktığımızda Cooper'ın 6,0 lt/100 km'lik test verisinin de selefinin 7,0 lt/100 km'lik değerine göre iyileştirilmiş olduğunu görüyoruz.
Mini'nin alıştığımız karakteristik net ve sürücüyle iletişimi çok iyi olan sürüş dinamiklerini beklerken test aracımızın direksiyonunda biraz şaşırdık. Direksiyon geri bildirimini selefine göre zayıf hissettiren otomobilin direksiyon netliği azalmış ve daha sinirli hale gelmiş. Virajlarda selefi kadar güven vermeyen otomobil, ani ağırlık transferlerinde tedirginlik yaratabiliyor. Yine de bu haliyle de birçok rakibinden daha keyifl i bir sürüş karakteri olan otomobil, sınıfındaki rakipleri arasında en iyi yol tutuşa sahip olanlardan biri.
Sonuç olarak yeni Mini tasarım olarak çok fazla fark edilebilir yenilik sunmayıp, sürüş keyfinin dozu azalmış olmasına rağmen hala bu sınıft aki en fazla zevk veren otomobillerden birisi.
Yazı: Koray Kodal
Fotoğraflar: Ersan Sezer