ARKADAŞINA GÖNDER
Karşılaştırma: Hedefteki Yıldız
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

TEST MERKEZİ

Karşılaştırma: Hedefteki Yıldız

29.08.2014 Cuma
KARŞILAŞTIRMA: HEDEFTEKİ YILDIZ

Mercedes, C Serisi’nde yeni nesildeki kadar özelliği hiçbir dönemde sunmadı. Son dönemde büyük bir çoğunluk tarafından orta sınıfın kralı ilan edilen dördüncü nesil C Serisi, yeteneklerini Audi, BMW ve Volvo’nun orta sınıftaki modelleri A4, 3 Serisi ve S60 karşısında göstermek zorunda.

Karşımızda duran yeni C Serisi mi yoksa Stuttgart'ın top modeli S Serisi mi? Boyut farkını dikkate almayanların dünyasının ağa babası S Serisi ile bu dünyanın en yenisi C Serisi'nin ön ve arka tasarımlarını karıştırmaları işten bile değil. W205 kodunu taşıyan yeni C Serisi, sadece görsel anlamda değil, aynı zamanda gösterişli karoserinin altında sunduklarıyla da S Serisi'nden çok yoğun etkiler taşıyor. Eksiksiz denilebilecek elektronik güvenlik yardımcıları, dokunmatik panele sahip son nesil bilgi-eğlence sistemi ve bu sınıft a ilk kez sunulan havalı süspansiyon sistemi gibi özelliklerle, yeni C Serisi marka sloganı olan "En iyisi ya da hiçbiri" cümlesini haketmek için gerekli karışıma sahip görünüyor. Ancak görüntünün doğruluğunu onu yaşayarak ve hissederek görebiliriz. Bu yüzden de yeni C Serisi'ni Audi , BMW 3 Serisi ve S60 gibi üç önemli rakibinin karşısına çıkartıyoruz.

KAROSER

Bir önceki nesle göre yaklaşık 10 cm uzayan yeni C Serisi'nin yolcuları, bu boyut artışını gerçek anlamda yaşayamıyorlar. 2,84 metrelik dingil mesafesi sayesinde arkadaki yolcular için diz mesafesinde hissedilir bir artış olsa da genel anlamda geniş bir yaşam alanından söz etmek zor. Özellikle baş mesafesinin bu sınıft aki bir otomobilde biraz daha cömert olması bekleniyor. Arka koltuklardaki genişlikte Mercedes C Serisi, Volvo S60'la benzer bir tablo çizerken, Audi A4 ve özellikle de BMW 3 Serisi arkadaki yolculara daha geniş bir yaşam alanı sunuyor. Arka koltuktaki küçük hayal kırıklığı sonrasında sürücü ve yanındaki yolcuyu karşılayan kokpit, gerek tasarım gerekse de malzeme anlamında çok kaliteli hissettiriyor.
Yeni C Serisi'nde kabinin geneline hakim olan kalite orta sınıft an çok, bir üst sınıfa daha yakın. Ayarı yapılırken mekanik bir klik sesi çıkartan havalandırma ızgaraları gibi bugüne kadar daha çok bir Audi'de karşımıza çıkan özenli detaylar yeni C Serisi'nde de kullanılmış. Bununla birlikte aralığı eşit olmayan stop lambaları ve arka koltuk sırtlıkları katlandığında gevşeyen bagaj döşemesi gibi işçilik kusurlarının da iyileştirilmesi gerekiyor. Bu gerçekleşene kadar yeni C Serisi kalite hissinde birinciliği, kendisi kadar kaliteli malzemelerin kullanılmadığı ancak işçilikte kusursuza yakın olan A4'le paylaşmak zorunda. BMW 3 Serisi'nde detay işçiliği bu nesille birlikte ciddi bir yükseliş gösterse de, kullanılan malzemelerde hala Audi ve Mercedes seviyesi yakalanmış değil. Volvo S60 kalite anlamında etkileyici bir otomobil olurken, premium hissini İskandinav tarzında yorumluyor.
Yeni C Serisi, kabininde kalite kadar kullanım kolaylığında da önemli bir yol almış. İlk kez kullanılan dokunmatik panelle hem menüler kontrol edilebiliyor hem de harf girişi yapılabiliyor. Ancak burada karşımıza kafa karıştıran ufak bir durum da çıkıyor. Dokunmatik panelin altında önceki nesilden tanıdığımız "çevir-bas" mekanizmalı dairesel kumanda da kullanılmaya devam ediyor. Oldukça sıkışık bir alana iki kumanda birimi yerleştirmek kullanım kolaylığı sağlamıyor. Bununla birlikte menülerin yapısı ve yol bilgisayarının kontrolü hala karmaşık. Ancak en azından bir teselli olarak en önemli elektronik yardımcılar için far kumandasının üstünde fiziksel düğmeler kullanılmış. Aynı şekilde S Serisi'nden farklı olarak klima için bağımsız bir düğmenin sunulması da kullanımı kolaylaştırıyor.
Çocukluk hastalıklarını atlattıktan sonra çok stabil ve pratik bir sistem haline gelen iDrive, BMW'yi kontrol edilmesi en kolay kokpitlerden birinin sahibi yapıyor. Gereksiz gösterişten arındırılmış sisteme el yazısıyla giriş yapılabilmesi de çok pratik. Audi'nin eski nesil MMI sistemi küçük ekranı ve dokunmatik bir yüzeyi olmamasıyla puan kaybederken, yeni nesilde gelecek olan yeni sistemden beklentiler büyük. Volvo'da kullanılan küçük düğmeler ve fonksiyonlara erişim için alt menülere girme zorunluluğu İsveçli'ye puan kaybettiriyor. Mercedes'in bu bölümde galip gelmesinde en önemli rol, bu sınıft a şimdiye kadar rastlanmayan standart veya opsiyonel donanımlara ait.

SÜRÜŞ KONFORU

Mercedes'in yeni orta sınıf yıldızı, lüks sembolü S Serisi gibi görünmekle kalmıyor, aynı zamanda yolda da öyle gidiyor. Şu anda bu sınıft a, opsiyon listesindeki havalı süspansiyon ve adaptif amortisörler tercih edildiği müddetçe, daha yüksek bir sürüş konforu sunan ikinci bir model yok. Karşılaştırmadaki rakiplerden hiçbiri yoldaki pürüzleri ve dalgalanmaları Mercedes kadar olgun ve sakin bir biçimde filtreleyemiyor. Her türlü yüzey koşulunda çok hassas tepkiler veren C Serisi'nin konforu üst sınıfa yakın bir seviyede. Standart süspansiyonlarla donatılan A4 bu konuda açıkçası çaresiz kalıyor. Ingolstadtlı Audi, küçük veya büyük ayrımı olmaksızın zemindeki pürüzleri kabine fazlaca yansıtıyor. Adaptif amortisörlerle donatılan BMW 3 Serisi ve Volvo S60, sürüş konforunda Audi'yi geride bırakırken, amortisörleri genel anlamda hassas ve iyi bir çalışma karakterine sahip olan BMW, tam yüklüyken güçlü karoser salınımları yaratıyor. 3 Serisi ve S60, köprü bağlantısı ya da rögar kapağı gibi yüzeylerin geçişinde C Serisi'nin seviyesini yakalayamıyor.

MOTOR/ŞANZIMAN

Aralarında güç ve hacim farkları olsa da, dört rakibin ortak noktasını direkt benzin ejeksiyonlu 4 silindirli turbo motorlar oluşturuyor. 225 HP ile dörtlünün zirvesini belirleyen Audi A4 olurken, önden çekişli orta sınıf, ön tekerleklere binen fazla güç yüzünden kalkışlarda zorlanıyor. Öyle ki 0-100 km/s hızlanmasında kendisinden 41 HP güçsüz olan BMW 320i'yi sadece 0,1 saniye geride bırakabiliyor. Karşılaştırmaya manuel şanzımanla katılan iki modelden biri olan A4 2.0 TFSI'da görev yapan 6 ileri vitesli şanzıman, kısa vites yollarıyla keyif verse de, vites geçişleri fazla kemikli. Dörtlünün ikinci güçlü modeli olan 211 HP'lik C 250, 6,9 saniyelik 0-100 km/s hızlanmasıyla az farkla da olsa birinci sırayı alıyor. 250 km/s'lik maksimum hız Audi'yle birlikte karşılaştırmanın en iyi değeriyken, test protokolüne göre yapılan yakıt ölçümünde elde edilen 8,1 lt/100 km'lik ortalama tüketim değeri 180 HP'lik Volvo'yla aynı seviyede.
BMW 320i, 184 HP'lik motoruyla karşılaştırmanın en güçlüsü olmasa da, çalışma karakteri bakımından en dengeli üniteye sahip.
Heyecan anlamında insanın kanını kaynatmasa da işini sessiz ve titreşimsiz bir biçimde yapan motorun 8,4 lt/100 km'lik ortalama tüketimiyse karşılaştırmanın orta değeri anlamına geliyor. Opsiyon listesindeki 8 vitesli otomatik şanzıman, hızlı, yumuşak ve kararlı vites değişimleriyle piyasadaki en iyi üretimlerden biri. Hem güç hem de hacim anlamında dörtlünün en zayıf halkası olan Volvo'nun 1,6 lt'lik motoru, S60 T4'e aslında hiç de fena olmayan 8,4 saniyelik 0-100 km/s hızlanması ve 225 km/s maksimum hız değerlerini kazandırıyor. Volvo motoru için yapılabilecek değerlendirmede, dengeli güç dağılımı ve düşük yakıt tüketimi ön plana çıkıyor.

SÜRÜŞ DİNAMİKLERİ

Mercedes'e bu bölümde birinciliği dinamizm ustası BMW'ye göre daha iyi frenlere sahip olması getiriyor. Güç eksiğine rağmen yol tutuş parkurunda C 250'nin sadece 0,1 saniye gerisinde kalan 320i, muhteşem direksiyon sistemiyle çok çevik ve keyifl i olmayı başarıyor. C 250, 320i'nin karşısında biraz daha ağırkanlı bir tablo çizerken, sürüş güvenliği ve güç aktarımı çok yüksek bir seviyede.
Önden çekişli A4, yol tutuş parkurunda fazla gücün etkisiyle oldukça zorlanıyor. İlk iki viteste viraj çıkışında hızlanırken, motorun ürettiği gücün neredeyse tamamı patinajda uçup gidiyor. Yüksek torkun etkisiyle direksiyona binen yük hem sürüş keyfini hem de yönlendirme kabiliyetini azaltırken, trafiğe açık yollarda ve gaz pedalı daha dikkatli kullanıldığındaysa durum kabul edilebilir bir hale geliyor.
Volvo S60 T4, bazen az çoktur sözünün doğruluğunu hatırlatıyor. Rakiplerinden güçsüz olan İsveçli'de 180 HP'nin tamamı kullanılabildiği için A4'teki gibi patinaj sorunu yaşanmıyor. Net yönlendirilen S60'ın slalom testinde en hızlı çıkması pek çok kişi için şaşırtıcı olabilir. Aslında dinamik bir otomobil olan S60, endirekt ve biraz da hissiz kalan direksiyon sistemi yüzünden gerçekte olduğu kadar çevik hissettirmiyor.
Yazı: Alexander Lidl,
Marcel Kühler -Eray Özgür
Fotoğrafl ar: Frank Ratering, Jürgen Zerha

Dergisi Haziran Sayısından Alınmıştır.