ARKADAŞINA GÖNDER
Aramızdaki Dinozor
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

TEST MERKEZİ

Aramızdaki Dinozor

28.04.2015 Salı
ARAMIZDAKİ DİNOZOR

O, aramızda dolaşan, yaşlı ama güçlü görünen bir dinozor. Sanki neslinin tükenmesi umurunda değilmiş gibi, hala en yükseklere tırmanmaktan çekinmeyen bir delikanlı. O yeni G Serisi! Bakmayın “eski” göründüğüne, yeni G Serisi, kalbi, beyni ve kasları yenilenmiş bir şampiyon.

-Benz G Serisi testine tasarımı anlatarak başlamak çok mantıklı değil. Ne de olsa 1979'dan bu yana çok az değişiklik geçirdi. Hatta öyle ki, motor kaputu, bagaj kapağı ve kapıların menteşeleri estetik kaygılar güdülmeden hala karoserin dışında yer alıyor. Aracın profilini baştan sona takip eden, çamurluklar üstündeki koruma çıtaları hala kullanılırken, bu cüsse içinde kendine yer bulamamış yedek lastik, bagaj kapağı üstünde yer alıyor. Cam silecekleri de camların üstüne yapıştırılmış gibi sürekli göz önünde. Ön camın son derece dik yapısı ve 70'lerden miras köşeli tasarım günümüzde pek de rastlanmayan 0,54 Cd'lik sürtünme katsayısına sebep olmuş. G Serisi'ni 1979 yılında satın alan birisi, yeni G Serisi'ni gördüğünde aracını değiştirmeyi muhtemelen düşünmeyecektir. Bu kadar küçük bir kozmetik değişiklik için yarım milyon TL'yi aşan bir fiyatı göze almak kolay değil tabii. Evet yanlış okumadınız, test aracımızın fiyatı tamı tamına 623.626 TL! Bu paranın karşılığının sadece küçük kozmetik değişiklikler olmadığını bildiğimiz için G 350 BlueTEC'te neler sunuluyor onu inceleyelim.

Zeminden yüksekliği 210 mm olan G 350 BlueTEC'e binmek için uzun boylu olsanız bile yan basamağı kullanmanız gerekiyor. İçindeyken, çelik bir kasadaymış gibi hissettirmeyi başaran G Serisi'nin kapısını kapatırken bile güven duygusu aşılanıyor. Merkezi kilit tuşuna basınca kendinizi daha da güvende hissediyorsunuz. Kilitlerden çıkan ses, G3 piyade tüfeğinin kurma kolunu çektiğiniz sesle neredeyse aynı irkilmeyi yaşatıyor. Kimileri için "ucuz" hissettiren bu ses G Serisi'ni şehirde kullananları hayal kırıklığına uğratıyor.

Ancak iç mekandaki malzeme ve işçilik kalitesi bir arazi aracı için fazlasıyla iyi. Elimi gezdirdiğim her noktada ya yumuşak dokulu bir plastik kaplama, ya deri ya da alüminyum malzeme ile karşılaşıyorum. Parçaların birleşme noktalarında ve hizalanmasında kusur bulmak çok zor. Kullanılan kaliteli malzemeler ve iyi işçiliği araç biraz zorlanınca daha iyi hissediyoruz. Karoser burulduğunda bile iç mekandan konforu bozacak sesler çıkmıyor. Kalite bu kadar yüksek seviyedeyken ergonominin göz ardı edilmesi çok şaşırtıcı. Sürücü koltuğuna oturduğumda, G Serisi'nin neredeyse bütün SUV'lardan farklı olduğu dikkatimi çekiyor.

Safk an bir arazi aracında olması gerektiği gibi yerden yüksekteyiz tamam, ama ön cama bu kadar yakın olmamalıyız gibi hissediyoruz. Elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu- G 350 BlueTEC Long MERCEDES_nu en geri ve aşağıya almaya çalışıyorum. Nafile. Zaten koltuk en geride ve aşağıdaymış. Ben ki, bazı küçük sınıf otomobillerde bile rahat ederim, 4662 mm uzunluğunda, 2850 mm'lik dingil mesafesine sahip G 350 BluTEC'in sürücü koltuğunda bir türlü rahat edemedim.

Tam, koltukların yan desteklerinin de ne kadar yetersiz olduğunu düşünürken, vites konsolu tarafında, koltuk yanlarındaki yan destek ayarlarıyla işi kotarıyorum. Opsiyonel olan bu donanım sayesinde, ön koltukların sizi istediğiniz kadar sarmasını sağlayabiliyorsunuz. Özellikle sürüş pozisyonu sebebiyle taburede oturma hissi yaşatan böyle bir araçta, koltuk yan desteklerine çok ihtiyaç duyuyorsunuz. Motoru çalıştırıp yola çıktığımızda bunun lüks bir SUV değil de kamyon olduğunu düşünmenizi sağlayacak sesler yükseliyor. Direksiyondaki his de farklı değil. Geleneksel bilyeli sistem (rack and pinion) prensibinden yararlanılan hidrolik direksiyon sistemi oldukça yumuşak ayarlara sahip. Asfalt üzerinde konfor sağlayan sistem, güvenlik hissiyle zayıf kalıyor. Üstelik dönüş çapı 13,6 metre olan G 350 BlueTEC, park manevralarında sürücüsünü terletiyor. Arazide ise kıvraklık gerektiren durumlarda da bunun dezavantajı yaşanıyor.

Yerden yüksek karoser ve yumuşak süspansiyonun dezavantajı olarak virajlarda ve ani şerit değişimlerinde karoser aşırı derecede yana yatıyor. G 350 BlueTEC, fren sistemine etki eden elektronik destekler sayesinde izini kaybetmese de yolcularını tedirgin edebiliyor. Arazi kabiliyeti için geliştirilen merdiven tipi şasi dayanıklılık konusunda başarılı bir tercih olsa da asfalt üzerindeki kabiliyetleri sınırladığını söylemeliyiz. Tabii ağırlık dezavantajı da unutulmamalı. Sürekli dört tekerlekten çekiş sistemine sahip olan G 350 BlueTEC'in dört tekerleği arasındaki çekiş uyumu çok başarılı. Bunu asfalt üzerindeki kesintisiz güç aktarımında olduğu kadar araziye çıktığınızda net olarak hissediyorsunuz. Tekerlekler arasında boşa güç harcayanları tespit eden 4ETS isimli elektronik çekiş sistemi, en fazla tutunana gücü aktarıp, güç kaybeden tekerleği frenlemede gecikmiyor. İstediğinizde ön konsol ortasındaki üç farklı "mekanik kilit" fonksiyonundan da yararlanabiliyorsunuz. Böylece ön, merkezi ve arka diferansiyeller sürücü tarafından kilitlenebiliyor. İlk çalışma anındaki gürültüsüyle "buradayım" diyen 3,0 litrelik V6 turbo dizel motor 211 HP güç ve 540 Nm'lik torkun etkisi ve 7G-Tronic Plus otomatik şanzımanın hızlı tepkileri sollamalarda tatmin ediyor. 12.8 lt/100 km ortalama test tüketimiyse bu cüssede bir otomobil için kabul edilebilir seviyede olsa da ekonomik olmaktan uzak. 2570 kilogramlık boş ağırlığı ve kamyonları aratmayan 0,54 Cd'lik hava direnç katsayısına rağmen G 350 BlueTEC, 0-100 km/s hızlanma testinde 9,55 saniyelik değere ulaştı. Tork konvertörlü, 7 ileri vitesli, 7G-Tronic Plus şanzımanın vites değişim hızı ve titreşimsizliği övgüye değer.

G 350 BlueTEC, 100-0 km/s fren testinde 43,9 metrede durabildi. Kış lastiklerini giymiş bu cüssedeki bir arazi aracının 80C derece hava şartlarındaki bu ölçüm sonuçları bizim için sürpriz olmadı. Sonuç olarak, Mercedes G 350 BlueTEC'i satın alırken, muhtemelen bütçe tek başına belirleyici olamaz. Tıpkı 1979'dan itibaren satın alıp kullananlar gibi, bu araca gerçekten tutkuyla bağlı olmalısınız. Eğer gerçek bir arazi aracı istiyorsanız, listenin başına koyacağınız araç budur!

Yazı Koray Kodal

Fotoğraflar: Ersan Sezer

kalan karakter 2000

Burak Burak

Mercedes G-Serisi ve Toyota Land Cruiser / Land Cruiser Prado varken Jeep Wrangler'ın şansı rakiplerine göre daha azdır hatta hiç yokta denilebilir böyle güçlü, önemli ve köklü rakipleri karşısında

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 11.05.2015 23:41

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan OTOHABER veya otohaber.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.