ARKADAŞINA GÖNDER
Test: Jaguar F-Type S Coupe
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

TEST MERKEZİ

Test: Jaguar F-Type S Coupe

25.02.2016 Perşembe
TEST: JAGUAR F-TYPE S COUPE

1961 yılına bir pencere açtık. Efsane E-Type ile buluşmamıza, onun günümüzdeki temsilcisi F-Type sebep oldu.

Jaguar'ın yıldızının tekrar parladığı yıllardayız. Yeni tasarım öğeleri, motor seçenekleri ve donanımlarla tırmanışa geçen Jaguar ailesinin en ilgi çeken modeli F-Type. Bunun sebebi ise, test fotoğraflarında gördüğünüz klasiğe, E-Type'a kadar dayanıyor.

Bu sefer testimizin çekimleri biraz daha farklı geçti. Dede ile torunun bir araya geldiği Jaguar F-Type çekimlerimizi yaparken, F-Type'ın yeni bir otomobil değil, köklerinin gücüyle yükselmiş bir değer olduğunu fark ettik. Her ne kadar çekimlerdeki E-Type Convertible, F-Type ise Coupe olsa da, bu buluşma Jaguar'ın felsefesini anlamamız için yeterli oldu.

Karoserin çoğunda olduğu gibi alüminyum malzeme kullanılan, uzun motor kaputunun altında 3,0 litrelik V6 yer alıyor. Kompresör destekli benzinli motor 380 HP güç üretiyor. Start düğmesine basınca motor büyük homurtuyla uyanıyor. Motor kaputu altından ayrı, egzoz çıkışında ayrı bir ses yükseliyor. İlk çalışma anındak, yüksek ses, kısa sürede sakin tona iniyor. Siz istemedikçe F-Type çığırtkanlık yapmıyor. Hassas gaz pedalını paspas ile buluşturduğunuzda, bu kedi gerçek anlamda kükremeye başlıyor.

Etkileyici ses ile daha fazla iç içe olmadan önce F-Type'ın atmosferini biraz daha solumak istedik. Önce klima kumandalarını kurcalıyoruz. Birden James Bond otomobillerindeki icatlar gibi orta konsoldan havalandırma ızgaraları ortaya çıkıyor. Vites konsolundaki spoyler logolu düğmeye bastığımızda da elektrikli kontrol edilen spoyler bagaj kapağında gizlendiği yerden yükseliyor. Spoyler yerindeyken çok daha şık bir arka tasarım olduğunu düşünüyoruz. Ama otomobil hızlandığında aerodinamik gereksinimler onun tekrar yerinden çıkmasını sağlayacak.

Analog göserge grubu ortasında dijital bilgi ekranı yer alıyor. Bu fiyat seviyesindeki bir otomobil için çözünürlüğü zayıf. Aynı yorumu orta konsoldaki multimedya ekranına da yapacağız. Multimedya sisteminde olmasını beklediğimiz modern ve şık bir menü yerine Land Rover ortaklığından gelen, modası geçmiş bir tasarımı var. Bu sistem üzerinden yönetilen müzik sistemi ise oldukça güçlü. Müziğin keyfini sürmek isteyenler rahat koltuklarda bunu yapabilir. Açılamayan panaromik cam tavan kabin içindeki aydınlığı arttırıyor. Güneşli havalarda ise elektrikli perdesi ışığı kesmeye yetiyor. F-Type'ın içerideki atmosfer kaliteli ve seçkin hissettiriyor. Ama bizim artık yola çıkmamız gerekiyor.

Standart homurtuya alışmışken, gaz pedalına hafifçe dokununca ortaya çıkan kükremeyle F-Type'ın sadece şık bir beyfendi değil, aynı zamanda bir savaşçı da olduğunu hatırladık. Küçük vites kolunda sürüş için D haricinde bir de S seçeneği mevcut. Önce D konumunda, sakince sokak aralarından çıkıp otoyola kadar şehiriçi tepkilerini gözledik. İstediğinizde sakin bir şekilde hızlanabilen F-Type ile 9,0 lt/100 km'lik tüketimle bile yol almak mümkün.

Ancak test tüketimi parkurumuzda 11,5 lt/100 km'lik ortalama veri elde ettik. Bu bile F-Type'ın makul tüketim sunduğunun göstergesi. Yoğun trafikte ya da yüksek hızda ise tüketimin 15 lt/100 km'lere ulaşması zaman almıyor.F-Type'ın yeteri kadar keskin hissettirmediği durumda vites kolu yanındaki düğmeye basmak yeterli. Daha hassas bir gaz tepkisi istediğinizde bu sürüş modu beklentinizi karşılayacaktır. Ancak ani hızlanma isteğinizde de Dinamik sürüş moduna geçmeden de gaz pedalına tam olarak bastığınızda F-Type hızlanmak için elinden gelenin en iyisini yapıyor.Dinamik ve normal dışında bir diğer seçenek olan yağmur/buz/kar modunda ise kaygan zeminlerde daha temkinli sürüş sağlıyor. Elektronik yardımcılar daha erken korumaya geçerken, gaz tepkileri sakinleşiyor.

8 ileri vitesli otomatiğin daha hızlı olmasını istediğinizde ise vitesi S moduna getirmeniz yeterli. Dinamik sürüş modu seçiliyken şanzıman da S konumuna alındığında F-Type'ın sürüş karakteri değişiyor. 8 ileri vitesli otomatik, manuel şanzıman karakterine bürünüyor. Devir kesiciye girdiğinde bile vites otomatik olarak değişmiyor. Manuel olarak vites değiştirmeniz gerekiyor. Bu sayede manuel şanzıman keyfini de debriyaj pedalı kullanmadan yaşamak mümkün.

F-Type olabildiğince atak. Arkadan itişli otomobil zemine tutunma konusunda çok zorlanmıyor. Test verilerinde ortaya çıkan 5,1 saniyelik 0-100 km/s hızlanma değeri neredeyse fabrika verileriyle aynı. Düz bir yolda hızlanırken gösterdiği başarı viraj içerisinde de aynı tatmin edici tecrübeyi yaşatıyor. Adaptif süspansiyon sisteminin de bunda etkisi büyük. Direksiyon sistemi de sürücünün isteklerine hızlı cevap verirken geri bildirimleri de başarılı. Ancak otomobilin dengesini bozacak bir müdahale yapıldığında F-Type arkadan kaymaya başlıyor. Limitli kaydırmalı diferansiyel kilidi otomobilin kontrol edilebilir olması için çalışsa da, elektronik sürüş yardımcıları devrede olmadığında otomobili çizgisine sokmak için rodeo tecrübesi yaşayabilirsiniz. Böyle bir durumun üstesinden gelemeyeceğinizi düşünürseniz elektronik yardımcıları devre dışı bırakmamak doğru olacaktır. Araç kaymaya başladığında devreye giren sistemler F-Type'ın sıradışı durumlarda kolay kontrol edilebilir olmasını sağlıyor. F-Type'ın fren testinde 37 metrelik 100-0 km/s test verisi beklenenin üstünde. Bunun sebebi lastikler ve fren sisteminin durumu olabilir.

Sonuç olarak F-Type ilgi çekici tasarımı karşılığında iyi bir performans sunan, etkileyici bir spor otomobil. Yeni bir otomobil olması, onun meraklı bakışları üstüne toplamasına yol açıyor. Bu sınıftaki müşteri profilinde de ilgi çekici otomobil isteyenler F-Type'ın doğal cazibesinden memnun olacaktır. Kaliteli malzeme ve işçilik, tatminkar donanım ve başarılı performans F-Type'ın güçlü yönleri.

Yazı: Koray Kodal

Fotoğraflar: Ersan Sezer