ARKADAŞINA GÖNDER
Sürüş İzlenimi: Range Rover Evoque Convertible
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

TEST MERKEZİ

Sürüş İzlenimi: Range Rover Evoque Convertible

21.04.2016 Perşembe
SÜRÜŞ İZLENİMİ: RANGE ROVER EVOQUE CONVERTİBLE

Daha önce de SUV sınıfında cabrio esintileri sunulmuştu. Ancak premium bir SUV, tam anlamıyla cabrio silüetiyle karşımıza ilk kez çıktı. Range Rover markası için de ilk olan Evoque Convertible’ın sürüş organizasyonu güneşli bir sahilde değil, kayak merkezinde yapılarak cabrio kullanımının sınırları da çizildi.

Otomobillerin birbirine yakın teknolojileriyle ve sürüş özellikleriyle benzeşmesi farklılık isteyenleri zor duruma sokuyor. SUV sınıfında cabrio karoserli bir araç isteyenler olabileceğini daha önce de düşünen üreticiler, Mercedes G Serisi, Suzuki Samurai gibi modelleri üretmişti. Ancak tam anlamıyla bir cabrio silüetini, çerçevesiz camlar ve gizli takla barlarıyla Range Rover Evoque sağlıyor.

Range Rover, Evoque Convertible ile tanışmamız için bizi dünyanın en ünlü kayak merkezlerinden, Fransa'da Courchevel'e davet etti. Cabrio sınıfındaki bir araçla ilk kez kar ve buzla karşılaşacağımız bir rota yapmıyoruz. Ama Evoque Convertible ile ilk tanışmamızın bu tür bir iklim ve zeminde olması heyecan uyandırmaya yetti. Otomobille bizzat tanışmadan önce hakkındaki detayları öğrenmiştik bile. Üç kapılı Evoque karoserinden üretilen Evoque Convertible, kendine özgü stoplar ve bagaj kapağı üstünde spoylerle geliyor. Webasto imzalı katlanabilir yumuşak tavan 18 saniyede açılıp 21 saniyede kapanabiliyor. 48 km/s hıza kadar çalıştırılabilen sistem, açık ya da kapalı olması fark etmeksizin 251 litrelik bagaj hacmi etkilenmiyor. Devrilme gibi bir durum anında arka kafalıkların arkasından 90 milisaniye hızda çıkan koruma barları, RPD isimli devrilme önleyici elektronik sistem gibi güvenlik ekipmanları da Evoque Convertible'da unutulmamış. Evoque Convertible'ın, SE Dynamic ve daha agresif görünen geniş hava girişleri ve LED sis farlarıyla hemen ayırt edilebilen HSE Dynamic donanımları bulunuyor.

Birinci gün dizel motorlu Range Rover Evoque Convertible'ın direksiyonuna geçtik. Yaklaşık 300 kilometre süren rotamız otoyol kullanımından bol virajlı, tırmanmalı dağ yolları da içeriyordu. Üstelik sürüşe başladığımızda 10 derece olan hava sıcaklığı, biz dağları tırmandıkça sonunda 0 dereceye kadar indi. Yolun birçoğunu Evoque Convertible'ın katlanabilir yumuşak tavanını kendimize siper etmeden, cabrio konumunda geçtik. Hava sıcaklığı ne kadar düşerse düşsün, rüzgar ne kadar eserse essin, yağış olmadığı sürece tepemizde bir tavan olmaması rahatsızlık vermedi. Soğuk havaya çözüm olarak, dört camın yukarı konumda olması ve arka koltuklar üstündeki rüzgar defl ektörünün açık olması rüzgarın kabin içine olan etkisini ortadan kaldırıyor. Güçlü klima sistemi, ısıtmalı koltuklar ve direksiyon sayesinde de cabrio konumunda, araç içinde terleyebiliyorsunuz. Çok terlediğinizde ise koltuk soğutma fonksiyonu imdadınıza yetişiyor. Tek eksikliğini hissettiğimiz donanım ise kimi cabrioların ön koltuk kafalıklarında sunulan boyun havalandırması oldu. Özellikle arka koltuklara biri oturduğunda defl ektörün ortadan kalkmasının yarattığı rüzgar etkisini kafalıklardaki sıcak hava üfleyen havalandırma sistemi epey azaltıyor. Ancak bu donanım Evoque Convertible'de bulunmuyor.

Otomobilin katlanabilir yumuşak tavanı açıkken yol ve rüzgar sesi beklediğimiz seviyedeydi. Tavanı kapattığımızda ise rüzgar ve yol gürültüsü azalsa da duyulmaya devam ediyor. Cabrio otomobillerin genelinde olan, konfordan ödün veren bu sorunun çözümü için katlanabilir sert tavanlar tercih ediliyor. Evoque'da bunun tercih edilmemesinde sebep olarak, kumaş tavanın daha hafif bir sistem olması ve üstü açık ya da kapalı olsa da aynı bagaj hacmini sunması gösteriliyor. Üstelik mekanizmanın hafif olması hızlı bir şekilde kapanıp açılabilmesini de sağlıyor. Sürüş organizasyonun da ikişer kişi olarak bindiğimiz aracın bagajına iki orta boy valizi rahatlıkla sığdırdık. Otomobilin içerisinde ilk olarak dikkatimizi çeken yeni 10,2 inçlik dokunmatik, geniş renkli ekran oluyor. Ön konsolun ortasına konumlandırılan ekrandan multimedya sistemi ve navigasyon rahat olarak izlenebiliyor. Sistem 3G bağlantısıyla, wifi erişim noktası sunabildiği gibi taşınabilir akıllı cihazınızla eşleşip uygulamalara erişmenizi de sağlıyor. Üstelik bu sayede otomobilin kilitli olup olmadığı alarmının devrede olduğu gibi uyarıları da cebinize taşıyor.

İç mekandaki çizgiler Range Rover'a özgü sade ve şık detaylarla birleştirilmiş. Malzeme ve işçilik kalitesi oldukça başarılı seviyede. Dört kişilik yaşam alanı yeteri kadar geniş. Elektrikli olarak yüksekliği ayarlanabilir ön koltuklar daha fazla aşağıya inebilseydi uzun boylular daha rahat edebilirdi. Normal boylular için koltuk yüksekliği sorun olmuyor.

Otomobilin sürüş dinamiklerini anlayabilmek için farklı yol koşullarında ilerledik. Otoyolda akıcı bir şekilde hızlanan dizel motorlu Evoque, araç sollamalarında da beklenilen akıcılığı sağlıyor. İkinci gün direksiyonuna geçtiğimiz 240 HP'lik turbo benzinli ise hızlanama konusunda çok daha atak olup, sportifl ik beklentilerini daha fazla karşılayabiliyor. ZF imzalı 9 ileri vitesli otomatik şanzıman ve sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi her iki motorda da Evoque Convertible'ın sürüş konforu ve güvenliği için çalışıyor. Direksiyon ve süspansiyon ayarlarında konfora öncelik tanınmış. Elektrik destekli direksiyon sürücünün isteklerine net cevap veriyor. Sert dönüşlerde bile karoser salınımları kontrol altında tutuluyor. Tork yönlendirme sistemi (TVB) sayesinde otomobil çok net bir şekilde yönlendirilebiliyor. Araç aşırı derecede yana yatmıyor.

Evoque Convertible'ın dört tekerlekten çekiş sistemi ve elektronik sürüş yardımcıları farklı zemin koşullarında akıcı bir şekilde ilerlemek için çalışıyor. Rotamızdaki pürüzsüz asfalt, donmuş zemin ve bozuk zeminlerde tırmanma etaplarında bile normal sürüş seçeneğinde rahatlıkla ilerledik. Bu koşulları daha da zorlaştırmak isteyen maceracı Land Rover sürüş eğitmenleri, kayak pistinin bir kısmında bizim için bir sürüş parkuru da oluşturmuştu. Yer yer sert, ama çoğu yerde yumuşak kar kaplı, bol virajlı ve inişli-çıkışlı parkurda yol aldık. Sürüş modları arasında "kar-buz" olanı seçtik. DSC'yi kapattık. Dairesel vites kumandasını D konumuna alıp parkura attık kendimizi.

Zemine, çıkış ya da inişe göre gaz tepkilerimizi ayarlayıp, bu pistte de akıcı bir şekilde yol alabildik. Dönüşlerde kontrolü sağlamak için dikkatimizi daha fazla yoğunlaştırsak da kontrollü bir şekilde kayıp ilerlemek hiç sorun olmadı. İnişlerde, ani fren yapıp kayma ihtimaline karşı vitesi S konumuna alıp, manuel olarak vites küçülterek kontrollü yavaşlamayı da sağlayabildik. Bu kadar sıra dışı bir yol koşulunda, cabrio bir SUV ile yol almak benzersiz bir tecrübe olduğu kadar aracın kesintisiz ilerleyebilmesi keyif verdi.

Mühendisler Evoque Convertible'ın benzersiz göründüğü kadar, Land Rover'ın tüm modelleri kadar güvenli ve yetenekli olduğunun altını çiziyor. Premium SUV sınıfında ilk olan Evoque Convertible, tam bir keyif otomobili. Bu keyfi sunarken sürüş dinamikleri, fonksiyonel ve ergonomik detaylarıyla da beklentileri karşılayan Evoque Convertible Haziran ayından itibaren Türkiye'de satılamaya başlanacak. Dizel motorla ithal edilecek olan Evoque Convertible'da benzinli motor sipariş edilebilecek.

Yazı: Koray Kodal Courchevel/Fransa