ARKADAŞINA GÖNDER
Test: Renault Megane 1.6 dCi
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

TEST MERKEZİ

Test: Renault Megane 1.6 dCi

26.05.2016 Perşembe
TEST: RENAULT MEGANE 1.6 DCİ

Kompakt sınıfın önemli modellerinden biri olan Renault Megane, dördüncü neslinde teknolojisiyle olduğu kadar yeni donanımları ve tasarımıyla da rekabette daha iddialı olacağını ortaya koyuyor .

Yeniliği, neredeyse önceki nesli tamamen unutturacak çizgilerle yapmayı tercih eden Renault, dördüncü nesil Megane ile şaşırtmayı başarıyor. Renault logosu, motor kaputu ve ön tampon üstünde çizgileri belirleyici bir rol üstlenirken, en çarpıcı görünen kısmı yeni far tasarımı. Far grubunda gündüz sürüş farları, fardan taşıp tampona doğru bir çengel gibi uzanıyor. Fardan ayrı bir yapı gibi algılanan bu tasarım sayesinde otomobilin kimliği daha rahat algılanabiliyor. Renault'nun Edge Light olarak adlandırdığı tasarımı birçok modelinde görmeye devam edeceğiz. Arkada da sıradışı stop tasarımıyla karşılaşıyoruz. LED aydınlatmalı stoplar nerdeyse bagaj kapağı ortasındaki Renault logosuyla birleşecek gibi konumlandırılmış.

Test aracımız donanım listesinin en sportifi; GT Line. Otomobilin tasarımında da etkisi hissedilen bu donanımla, ön tampondaki hava girişinde petek doku kullanılırken, tamponda yer alan sinyal aydınlatmaları ve köşelerdeki hava girişlerinin tasarımları da GT Line farkı. Yeni Megane'daki eskisine göre 64 mm'lik uzunluk farkı daha fazlaymış gibi algılanıyor. Bunda iri görünen farların ve tamponun etkisi var. Dingil mesafesi de 28 mm arttırılan otomobil, selefine göre diz mesafesi konusunda biraz daha cömert. Yeni nesil Renault ailesinde ilk kez Clio'da gördüğümüz şişkin arka kapılar, selefine göre 25 mm daha alçak tavan ve 39 mm geniş iz mesafesiyle Megane daha atletik görünüyor. GT Line ile gelen gri tampon süsleri de yan aynalarla uyumlu.

Otomobilin içerisine geçtiğimizde de Megane'ın malzeme ve işçilik kalitesinin daha iyi bir noktaya ulaştığını görüyoruz. GT Line donanımına özel mavi renkli detaylarla sportiflik algısı artılmak istenmiş. Ama bu algıyı zirveye taşıyan devasa yan destekleri olan ön koltuklar. Sabit kafalıklı olan bu koltukların destekleri çok başarılı ama araca iniş biniş sırasında sıkıntı yaratabiliyor. Ergonomisi başarılı olan direksiyon simidi arkasında head-up display sisteminin şeffaf ekranı izlenebiliyor. Bu ekrandan hız göstergesi ve navigasyon bilgileri rahatlıkla takip ediliyor.

Otomobilde, sınıfının genelindeki gibi baş ve diz mesafesi sorunu yaşanmıyor. Küçük eşya gözleri konusunda da sorunsuz olan otomobilde ergonomiyi ve fonksiyonelliği arttırmak adına merkezi bir yönetim ekranı kullanılıyor. 8,7 inçlik bu ekran, üstüne dokunarak ve mat plastik çerçevesi etrafındaki dokunmatik düğmelerle yönetiliyor. İçeriği çok zengin olan bu sistemden havalandırma ya da radyo ayarları gibi sıklıkla kullanılan fonksiyonlara ulaşmak zaman alıyor. Alışkanlık isteyen bu sistem, ön konsolda düğme karmaşasını azaltmak için geliştirilmiş.

Sadece GT Line donanımıyla gelen 1.6 dCi 130 HP motorlu versiyon şimdilik fiyat listesindeki en güçlü versiyon. 1750 d/d'de ulaşılan 320 Nm'lik maksimum tork sayesinde alt devirlerden itibaren atak bir yapıda olan otomobil hızlanma konusunda istekli. 0-100 km/s hızlanma verisine baktığımızda 10,2 saniyelik test değerinin makul olduğunu görüyoruz. Şehir içindeki hızlanmalarda yeterli tepkiler veren motor, ara hızlanmalarda da sürücüsünü zor durumda bırakmıyor. Esneklik verilerinde de tatminkar sonuçlar ortaya koyuyor. 6 ileri vitesli manuel şanzımanın belirgin vites geçişleri sunarken yumuşak debriyaj pedalı sürüş kalitesini destekliyor. Ancak dizel motor gürültüsü ve titreşimi ise konfordan ödün verilmesine yol açıyor. Elektronik donanımlar arasında en başarılılarından biri de sürüşü kişiselleştiren Multisense sistemi. Elektrikli park freni önündeki bir düğme ile ya da ortadaki büyük kontrol ekranı üstünden, Comfort, Neutral, Sport, Perso, Eco olmak üzere beş farklı sürüş modundan biri tercih edilebiliyor. Bu sürüş modları gösterge grubu ve iç mekan aydınlatmalarını da değiştirip sürücünün o moda tam anlamıyla bürünmesini sağlıyor. Spor mod tercih edildiğinde otomobilin direksiyonu daha sert bir yapıya bürünürken gaz tepkileri de keskinleşiyor.

Fren testinde ise beklemediğimiz bir sonuç ortaya çıktı. Rakiplerinden yaklaşık 3 metre daha uzun olan fren mesafesi güvenlik puanı kaybettiriyor. Makul hızlanma değerleri karşılığında 4,9 lt/100 km'lik ortalama yakıt tüketimi elde edilebiliyor. Bu da Megane 1.6 dCi'ın ne kadar ekonomik olabileceğini gösteriyor.

Rakiplerine baktığımızda bu sınıfın çok zengin olduğunu görüyoruz. Test aracımızın manuel şanzımanlı 130 HP'lik motoru karşısında Opel Astra 136 HP'lik motorla yer alıyor. Fabrika verilerine göre 0-100 km/s hızlanması 9,7 saniye olarak açıklanıyor. Bir diğer rakip de 110 HP'lik Golf 1.6 TDI. Her ne kadar rakiplerinden çok daha güçsüz gibi görünse de 0-100 km/s hızlanma verisi oldukça yakın. Yeni Megane, selefinden daha kaliteli bir sürüş ve zengin donanımla öne çıkıyor. Megane GT Line, başlangıç fiyatıyla rakiplerinden yüksek fiyat seviyesinde olması karşılığında onlardan çok daha dinamik hissettiren bir paket sunuyor.

Yazı: Koray Kodal Fotoğraflar: Ersan Sezer