YAZARLAR

24 Nisan 2013, Çarşamba
Neyin Kontrolü?
ÖZGÜR KÖŞE ERAY ÖZGÜR Neyin Kontrolü?
Yazarın Tüm Yazıları
Çok değil, bundan 15 yıl öncesine kadar İstanbul'da sayıları iki elin parmaklarını geçmez, insanlar AVM ziyaretlerini neredeyse turistik bir gezi tadında yaparlardı. Bugünse, değil aynı ilçede, aynı semtte bile 4-5 büyük AVM'ye rastlamak mümkün. AVM'ler her şeyi derli toplu, bir arada bulabildiğimiz için, hepimizin çekim noktaları haline geldi. AVM ziyaretinizi otomobille gerçekleştiriyorsanız, doğal olarak otoparklarını kullanıyorsunuz. Kapalı otopark girişlerindeki rutin bagaj kontrolleri saçmalığın daniskası. Eskiden güvenlik kontrolü denirdi, sonra adı LPG kontrolüne döndü. Neresinden bakarsanız elinizde kalıyor. Güvenlik kontrolü olsa, benim aracımın bagajını açarak sadece gözleriyle bagaj döşemesinin altında sakladığım patlayıcı, top, tüfek gibi bilumum tehlikeyi gören güvenlik görevlilerine selam olsun. Ya da LPG derseniz, LPG tankını yedek lastik yuvasına yerleştirenlerin kaçı yakalanıyor? Aklıma birkaç yıl önce başıma gelen bir olay geldi. Hyundai, Accent Era'da LPG opsiyonunu sunmaya başladığında, beyaz ancak dışında "Çevreci enerji LPG" tarzında yazılar olan bir test aracı çıkartmıştı. Ben de bu araçla bir AVM'ye gitmiştim. Kapalı otopark girişinde güvenlik, bagajı üstün körü kontrol edip beni içeri yönlendirdi. Ben bu araç LPG'li dediğimdeyse sanki atom bombası varmış gibi panikle lütfen hemen çıkın benzeri cümleler kurdu. Saçmalık! Modern LPG sistemleri kapalı otoparkları kullanabiliyorlar. Aracın her yerinde LPG yazarken beni göndermesi… AVM otoparklarındaki saçma bir diğer uygulamaysa, özellikle hafif ticari araçların sadece dışarıdan cam üzerinden gözle kontrol edilmesi. Bu uygulamayı yapan güvenlik görevlilerine hiç kızmıyorum. Kızmak bir yana onlar için üzülüyorum. Sonuçta verilen emirleri yerine getiriyorlar. Sıkıntı bence onlara bu emirleri verenlerde.
Giuilietta, Ford'a Geçti!
Uma Thurman'ın oynadığı Alfa Romeo Giulietta reklamları, Gülen Karaman'ın seslendirmesiyle çok daha etkileyici bir hale gelmişti. Bir yanda güzel bir otomobil, bir yanda güzel bir kadın, bir yanda da güzel bir ses. Bu reklamlar televizyonda görsellikleriyle öne çıksalar da, radyo gibi sesin ön planda olduğu bir mecrada, Karaman'ın dublajıyla da kendini dinletmeyi başarıyor. Ancak bu hafta, radyoda yine Karaman'ın sesini duydum ve Alfa Romeo yeni bir Giulietta iletişimi mi başlatmış diye düşünürken, Gülen Karaman'ın "ben şimdi fordikinciel.com'dayım" cümlesiyle şaşırdım. Markalar, ses gibi insanların aklına çok kolay kazınan bir unsuru kullanırken daha dikkatli olmalılar. Yoksa pek çokları benim gibi Ford reklamı dinlerken, gözlerinin önüne bir Alfa Romeo gelebilir. (Not: Gülen Karaman'ı Muhteşem Yüzyıl dizisinde Valide Sultan rolündeki Nebahat Çehre'yi seslendirmesinden de hatırlayacaksınız.)
BİZE ULAŞIN