ARKADAŞINA GÖNDER
Laboratuar Değil Gerçek Yol Testleri
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

YAZARLAR

02 Kasım 2015, Pazartesi
Laboratuar Değil Gerçek Yol Testleri
HALİT BOLKAN Laboratuar Değil Gerçek Yol Testleri
Yazarın Tüm Yazıları

Otomobil dünyasında sular durulmuyor. VW Grubu'nun EA 189 kodlu dizel motorlarında azotoksit (NOx) emisyonunu düşük göstermeyi amaçlayan yazılım kullanmasının ortaya çıkması ve sonrasında firmanın bunu kabul etmesiyle başlayan süreç devam ederken, Avrupa Birliği'nde yeni test prosedürleriyle ilgili tartışmalar başladı. Laboratuar testlerinin azot oksit ölçümlerinde yetersiz kaldığının ortaya çıkmasıyla birlikte gerçek yol koşullarında testlerin prosedür haline getirilmesi gündemde. Avrupa Parlamentosu, daha sert testlerin 2 yıl içinde hayata geçirilmesi yönünde görüş bildirirken, 2019 yılı Eylül ayına kadar km'de 80 miligram olan limitin yüzde 60'a kadar aşılmasına da izin verilmesi konuşuluyor.

Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu, birliğe bağlı 28 ülkeyi hızlı bir şekilde anlaşmaya varmaları için zorlarken İngiltere ve Almanya'nın bu kararın alınmasının sürüncemede bırakılmasına taraft arken Danimarka'nın daha zorlayıcı bir kanunun hızla çıkarılmasından yana olduğu gelen bilgiler arasında. İspanya'nın da yeni getirilecek test prosedürlerinin İspanya ekonomisine zarar vereceği gibi karbondioksit emisyonlarının düşürülmesi hedefine de darbe vuracağını savunuyor. Bilindiği gibi dizel motorların karbondioksit emisyonu benzinli motorla göre daha düşük. Bu noktada bazı firmaların ve doğal olarak ülkelerin çekingen davranması normal. Sonuçta böylesine hızlı bir değişime firmaların ayak uydurması çok güç. Bununla birlikte bazı ülkelerde dizel pazarı çok büyük ve örneğin PSA Grubu gibi bazı üreticiler dizel modellerinden daha fazla kar elde ediyor. Çevre konusunda hassas olan Avrupalı tüketicilerin dizelden vazgeçip benzinli modellere yönelme eğilimi göstermesi bazı üreticileri endişelendiriyor. Yani iş yine çevreyi koruma ve karlılık arasında sıkışıyor.

Emisyonla ilgili tartışmalar süredursun, bir diğer tartışma da aslında bir süredir düşük tondan devam ediyordu: Gerçek hayat yakıt tüketimi. Aynı emisyon ölçümleri gibi belirlenmiş bir test prosedürü çerçevesinde ölçülerek yayınlanan yakıt tüketim değerlerinin gerçek hayatı yansıtmadığı bilinen bir gerçek. Ancak bu farkların gittikçe daha fazla açıldığını gösteren sonuçlara sahip bağımsız araştırmalar da yabana atılmamalı. Egzoz emisyonlarının sıkılaşmasıyla paralel olarak firmaların açıkladığı değerlerle gerçek hayat yakıt tüketim farklarının gittikçe açılması çok ilginç bir durum. Çeşitli Avrupa ülkelerinde çevreci organizasyonların yaptıkları testler ve ciddiye alınan kuruluşların testlerinden gelen veriler ışığında yapılan değerlendirmelerde bu farkların bazı markalarda yüzde 50 seviyesine ulaştığı görülüyor. Yani 100 km'de ortalama 5,0 litre olarak açıklanan tüketim gerçek hayatta 7,5 litre olarak gerçekleşebiliyor. Buna bağlı olarak karbondioksit emisyonu da elbette benzer ölçüde yüksek gerçekleşiyor.

Türkiye'deki tüketiciler gibi Avrupalı tüketiciler de yakıt tüketimi ve ek olarak emisyonlar konusunda hassas olduğu için açıklananla gerçekleşen veriler arasındaki farklar ciddi rahatsızlar oluşturmaya başladı. Krizlerin fırsata çevrilebileceğini kanıtlarcasına Peugeot, Citroen ve DS markalarından oluşan PSA Grubu bir açıklama yaparak 2016 yılı ilkbaharında dizel modellerinin bağımsız bir test kuruluşunca yapılacak gerçek hayat tüketim ve CO2 emisyon testlerini yayınlayacağını açıkladı. Bakalım PSA Grubu'nu kimler takip edecek? Sonuçta inandırıcı olmaktan uzak olduğu açıkça belli olan ve tüketicilerin kendilerini kandırılmış hissettikleri yakıt tüketimi değerleri ve CO2 emisyonlarına çeki düzen getirilmesi şart. Ve tabii ki bu konuda başarılı olduklarını kanıtlayabilen markalar da pazardaki pozisyonlarını geliştirme fırsatı bulacak. Yani kriz eşittir fırsat olacak!

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan OTOHABER veya otohaber.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.