ARKADAŞINA GÖNDER
Resmi Plakalı Lüks Araçlar
İsim Soyisim
E-Posta
Alıcı E-Posta
Mesaj
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
www.otohaber.com.tr

YAZARLAR

19 Şubat 2013, Salı
Resmi Plakalı Lüks Araçlar
KORAY KODAL Resmi Plakalı Lüks Araçlar
Yazarın Tüm Yazıları
İstanbul trafiğinde bir günde onlarca resmi plakalı lüks otomobil görüyorum. Daha önce bu konu araştırıldığında, bu araçların bağış oldukları cevapları verilmişti. Peki, 400.000 TL'lik bir bağışı kabul ettiniz diyelim. O kadar lüks bir aracı makam otomobili yapmaya gerek var mı? Bağış edilen hediye, direkt olarak demirbaş olarak kaydediliyorsa, o aracı belki kiralamak suretiyle işletip, belediye gelir kazanmak daha mantıklı olmaz mı? Sonuçta o makam otomobilinin arka koltuğunda yolculuk yapan yetkili pekala 50.000 TL'lik bir sedan otomobilin de arka koltuğunda konforla yolculuk edebilir. Yok, eğer bu araçlar belediyelerin bütçesiyle alınıyorsa o zaman daha büyük bir sorun var ortada. Belki makam otomobillerinin maliyetleri konusunda bir sınırlama getirilip bu sorun çözülebilir.
İstanbul'un Göbeğinde Mahsur Kaldım
Geçtiğimiz günlerde Nişantaşı'ndan geçerken kumaşçıların olduğu bir sokağa girdim. Önümdeki araç mal indirmek için durdu. Sokağın tek şeritli yapısı gereği onu beklemek zorundaydım. 15 dakika sürdü mallarını boşaltması. Tam ilerledik derken onun önündeki de kendi mağazası önünde durup mal indirmeye başladı. Yapılacak bir şey yokmuş, onları bekledim 30 dakika. Sonra bir baktım ki tamamen durduk. Çünkü sokağın sonuna kadar ticari araçlar sürücüleri, adeta otoparkta gibi yola park edip gitmişler. Önce yoldan geçen bir zabıtayı durdurdum, durumu gösterdim. Trafiği aramamı söyledi. Aradım. Yerimi söyledim. Orada 1 saatten fazla kaldım ama trafiği aramama rağmen gelen olmadı.
Ben de dükkanlara tek tek girip araçların sürücülerini bulup araçları çektirdim. Sonuç olarak 200 metrelik bir sokaktan bir buçuk saatte geçebildim. Bu kadar bekleme ve sinir harbi sırasında ben de aracımı kilitleyip gideyim bakalım ne olacak diye düşündüm bir ara. Hem birbirimize saygımız yok hem de bizi saygısızlar karşısında kollayacak kuvvetler kayıtsız kalıyor. Bu işlerin acilen düzelmesi lazım. Hepimiz dişe diş, göze göz diye mi düşünmeye başlayalım!

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan OTOHABER veya otohaber.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN