otohaber_logo
Test Merkezi
Sürüş İzlenimi: Renault Austral
Renault Austral
Renault Austral

Renault SUV ailesinin en yenisi Austral Türkiye yollarına çıktı. İlk kez direksiyonu başına geçmek için Türkiye’nin en batısına, Gökçeada’ya gittik.

Renault’nun çok iddialı bir söylemle “Şimdiye kadar üretilen en iyi Renault” sloganıyla tanıttığı Austral’den beklenti de büyük. İlk etapta online ön sipariş sistemiyle 500 adeti ilk etapta, ardından da 350 adeti daha gelmeden satılan Austral için bu yıl 6 bin adet satış planı var. Austral’in hem kompakt sınıfta hem de SUV tipinde olması Türkiye’de büyük çoğunluğun tercih ettiği model aralığa girmesini sağlıyor. Yeni nesil CMF-CD platformunu kullanan ilk Renault modeli olan Austral bunu Nissan’daki ittifak modelleriyle paylaşıyor. Austral’in tasarımına baktığımızda ise Renault’un yeni dönemdeki marka imzası detayları göze çarpıyor. C şeklindeki LED gündüz farları ve benzer çizgilere sahip LED stoplar markanın ışık imzasını temsil ediyor. Motor kaputu üstündeki girintili çıkıntılı tasarımla da güçlü bir görünüm elde edilmiş. Genel olarak otomobilin tasarımı kaslı ve dinamik görünüyor. İlk etapta sadece Esprit Alpine donanımıyla gelen Austral’de 20 inçlik jantlar da bu donanıma özel. Yine bu donanımla gelen siyah tavan rayları, koyu renk dış tasarım detayları, koyu renkli marka ve model logoları ile bu donanıma özgü tampon tasarımı sportifliği arttırmış.



Elektrikli bagaj kapağı arkasındaki 500 litrelik yükleme alanı kızaklı ikinci koltuk öne alındığında 575 litreye ulaşıyor. Otomobilin içerisine geçtiğimizde de cömert bir yaşam alanı bizi karşılıyor. Arka koltuklardaki yaşam alanı geniş ve rahat. Kapı içlerinde ve koltuklardaki Alcantara döşemeler yine bu donanıma özgü ve alüminyum pedallar gibi detaylarla içerideki sportiflik arttırılmış.



12,3 inçlik dijital gösterge ve 9 inçlik multimedya ekranları fonksiyonelliği destekliyor. Dijital gösterge rahat takip edilirken, 9 inçlik multimedya ekranının içeriğine kolay alışılıyor. Ön koltukların ortasındaki konsolda da yenilikçi bir tasarım bizi karşılıyor. Uçaklardaki gaz koluna benzer tasarım aslında sürücünün elini dinlendirmesini sağlayan bir yapı. Aynı zamanda da eşya alanını yönetmeye yarıyor. Vites kolu ise Renault’da ilk kez gördüğümüz bir konumda, direksiyon arkasında yer alıyor. Zengin donanım paketine sahip otomobilde sunulan 20 adet sürüş destek sistemi, sürüş, park etme ve güvenlik başlıklarının altını dolduruyor.

Fiyat listesinde şimdilik sadece 1,3 lt’lik hafif hibrit motor bulunurken yılın son çeyreğinde tam hibrit motorun da eklenmesi planlanıyor. 12V lityum-iyon bataryalı, 1333 cc’lik turbo benzinli motor 160 HP gücünde. Sürekli değişken oranlı CVT şanzımanla konfor konusunda uyumlu çalışan motor, hızlanma isteklerine de beklenen hızda tepki veriyor.



Sürüş özelliklerine baktığımızda yumuşak süspansiyon ve direksiyon sistemlerinin bozuk zeminlerde de 20 inçlik jantlar ve üstündeki ince yanaklı lastiklere rağmen konforu makul seviyede koruyabildiğini gördük. Pürüzsüz asfalt üstündeki virajlı yol koşullarında da yol tutuş konusunda Austral’in güvensiz hissettirmediğini söyleyebiliriz.

Yazı: Koray Kodal/Gökçeada

Diğer Haberler

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.